Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
TORLAKONDAN - Avrolar konuşuyor: Hangi ÖZÜRCÜ kaç Avro aldı?(Yılmaz DİKBAŞ) - TÜRK FİLOZOF TORLAKON
   
 Avrolar konuşuyor: Hangi ÖZÜRCÜ kaç Avro aldı?(Yılmaz DİKBAŞ)

Avrolar konuşuyor: Hangi ÖZÜRCÜ kaç Avro aldı?(Yılmaz DİKBAŞ)
 Yazı Boyutu

 Tarih : 24.12.2008 - 15:14:27


Kendi kendilerine aydın diyen bazı kişiler bir kampanya başlatmışlar. 1915de Türkler, sözde Ermeni soykırımı yapmışlar, şimdi bu kişiler günümüz Ermenilerinden özür diliyorlarmış. Peki, kim bu özür dileyen sözde aydınlar? Söze gerek yok. Avrolar kon

 

ÖZÜR DİLEYENLER…

       (Yılmaz Dikbaş)

Kendi kendilerine aydın diyen bazı kişiler bir kampanya başlatmışlar.

1915’de Türkler, sözde Ermeni soykırımı yapmışlar, şimdi bu kişiler günümüz Ermenilerinden özür diliyorlarmış.

Peki, kim bu özür dileyen sözde aydınlar?

Söze gerek yok.

Biz konuşmayalım, rakamlar, daha doğrusu Avrolar konuşsun.
Özür dileyen "AYDIN"ların AB'den aldıkları HİBE(!) ler:
+++++++++++++++++++++
 
Prof. Dr. Ahmet İnsel
Helsinki Yurttaşlar Derneği
107,414.- Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
193,548.73 Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
Mine Kırıkkanat
Gazeteci Yazar
70,000.- Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
Prof. Dr. Atila Yayla
Liberal Düşünce Derneği
449,620.40 Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
Şerafettin Elçi
Helsinki Yurttaşlar Derneği
107,414.- Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
Ertuğrul Kürkçü
İPS İletişim Vakfı
809,760.- Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
Prof. Dr. Halil Berktay
Helsinki Yurttaşlar Derneği
107,414.- Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
Etyen Mahçupyan
Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı
1,032,921.35 Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
Mehmet Ali Birand
Helsinki Yurttaşlar Derneği
107,414.- Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
Adalet Ağaoğlu
Yazar
Helsinki Yurttaşlar Derneği
107,414.- Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
MAZLUM-DER
81,735.15 Avro
 
++++++++++++++++++++++
 
Murat Belge
Helsinki Yurttaşlar Derneği
107,414.- Avro
 
++++++++++++++++++++++


Paris’in Pigal’inde, Londra’nın Soho’sunda ve Amsterdam’ın Kırmızı Fener Sokağı'nda, iletişim kurmak için yabancı dil bilmeye gerek yoktur. Aslında, çok konuşmaya da gerek yoktur.
İngilizce bir tek deyim bilin, yeter.
“How much?” Yani: “Kaç para?” Gerisi kendiliğinden gelir.

 Türkiye’de Cumhuriyeti yıkmak isteyenlerle, Kemalizm karşıtlarıyla, ABD uşaklarıyla, AB Mandacılarıyla ve şimdilerde ortaya fırlayan Özür Dileyenlerle uzun uzun tartışmaya hiç gerek yoktur.

Kısaca sorun: ABD’den, Soros’tan ya da AB’den kaç para? Gerisi kendiliğinden anlaşılır.
Yılmaz Dikbaş

20 Aralık 2008  

dikbas@kalinka.com.tr

www.kalinka.com.tr 

 Avronun kokusunu alan başka "özürcü"lerin de sırada beklemekte oldukları sanılıyor :-)
 
Adalet Ağaoğlu ,Cem Mansur ,Ali Bayramoğlu ,Cengiz Çandar,Baskın Oran,Piyale Madra,Tarhan Erdem,
Cem Özdemir,Lale Mansur,Hasan Cemal,Perihan Mağden,Neşe Düzel,Nilüfer Göle,Hadi Uluengin            
Atilla Yayla, Murat Belge ,Alper Görmüş,Deniz Türkali,Oral Çalışlar,Yasemin Çongar, KezbanHatemi,       Mine Kırıkkanat,Nedim Gürsel,Şerafettin Elçi,Ali Nesin,Hüseyin Hatemi,Ece Temelkuran,                        
İpek Çalışlar,Yavuz Bingöl.......
 
Halkımızın Müslüman zannettiği "güncel Lawrens"ler de sıraya dizilmiş.
Dileyin Allahsızlar dileyin!
Dileyin de, ne b.k olduğunuz belli olsun!...
 
Zaman yazarları da özür diledi
24.12.2008   0:19

Zaman gazetesinin bazı köşe yazarları "ermenilerden özür diliyoruz adlı imza kampanyasına imza attılar. Bu yazarlardan bazıları neden imza attıklarını şu şekilde ifade ettiler

Şahin Alpay - Niçin ’özür diliyorum’?

"1915’te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı Büyük Felâket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum." Geride bıraktığımız hafta bir grup yurttaş internet sayfasına konulan yukarıdaki metne imza attı. İlk imzacılar arasında ben de varım.

İhsan Dağı - 1915 modeli demokrasi!
Milliyetçi ezberleri bozmak zor iş. Daha da zoru, bu ezberlerle demokratik bir rejim kurmak. çünkü bu ülkede demokratik bir rejim kurmanın yolu oligarşik ve otoriter devletin süzülüp geldiği, meşrulaştırıldığı ve de toplumsallaştırıldığı yakın ’tarih’le hesaplaşmaktan geçiyor. Onun için ’1908’i çözemeyen 2008’i hiç çözemez’ sözü, İttihat Terakki ve tek parti yönetimi eleştirileri, bunların güncel ’izdüşümleri’nin demokrasi ve milli irade üzerindeki tahribatlarının analizi önemli.

Herkül Millas - Her şey mantık değil
Türkler Ermeni kardeşlerinden özür diliyor. Ermeni derken çoğumuzun aklında Ermenistan’da ve diyasporada yaşayanlar geliyor. Türkler derken de (bazı) Türk vatandaşları. Bu durumda Rum, Yahudi, Ermeni Türk vatandaşları da bu özür kampanyasına katılmalı, ne dersiniz? Ama gel gör ki bu olamıyor. Hele Ermeni vatandaşlarımızın bu özre katılması absürd geliyor, en azından bana. Paradoks değil bu durum. Sanırım özrün, devlet veya vatandaş temelinde değil, etnik bir temelde dile getirilmesinden doğuyor bu çelişki. Etnik olarak Türk olanlar, etnik olarak Ermeni olanlardan özür diliyor. Kimi itirazlar da bundan doğmuş gibi.

(NETTAVIR)
 
NİHAT GENÇ'TEN "FETHULLAHÇI" GENÇLERE ÇAĞRI

 
Fettulahçı Gençlere Çağrımdır / Nihat GENÇ

Benim isyanım tepenizdeki on onbeş ağbinizin sizi Amerika"ya köpek yapması ve ideolojik köleler haline getirmesinedir.
Bilgisayarımın başına oturuyor ve son birkaç gündür Fethullah Hocacı diye bilinen internet sitelerinde aleyhimde yazılıp çizilenlere cevap veriyorum. Fethullahcı diye bilinen nurcu kardeşlerim, sizler benim özbeöz kardeşlerimsiniz, toprağımın çocuklarısınız ve yüzlercenizi tanıyorum, pırıl pırıl tertemiz çocuklarsınız.
 
Benim isyanım tepenizdeki on onbeş ağbinizin sizi Amerika"ya köpek yapması ve ideolojik köleler haline getirmesinedir. Siz de bunları içinizde tartışıyor bu utançtan çıkamıyor ve hayıflanıp duruyorsunuz, ancak, benim gibi bağımsız yazarlar sizlerin zorla sürüklendiği bu kapanları dobra dobra konuşur. Bağımsız yazar demek kimseye eyvallahı olmayan Allah"tan başka kimseden emir almayan yazar demektir.
 
İşte Irak'ta bir milyon müslüman kardeşimiz öldürüldü ve seyirci kaldınız, gazetelerinizin yayın politikası ortada, Amerika Irak"a girdiği günden beri susturulmuş yazarlarla dolu gazeteleriniz Amerikancılığından zırnık taviz vermedi. Bu utanç hepinizi felakete götürecek. Bush"un adamı olmak ya da hıristiyan evanjelistlerle aynı siyasi çizgide olmanın faturasını er geç içinde yaşadığınız ideoloji pahalıya ödeyecektir. Ancak sizler bugünden bu ihanet çizgisini içinizde yüksek sesle tartışırsanız bir nebze taşıdığınız müslümanlık sıfatını şeytani kirlilikten kurtarmış olursunuz. Bizim de derdimiz size bu muhasebeyi yaptırmaktır. Sizi bu derin muhasebeye zorlamaktır. Ama gazetelerinizi ve internet sayfalarınızı yöneten ağbileriniz böyle yapmıyor, tam tersine, Fethullah Hoca"ya kim karşı geliyorsa onu faşistlikle delilikle özgürlük düşmanıyla suçluyor.
 
Bana istediğiniz suçlamaları yapabilirsiniz, ben bu suçlamaların üretildiği kafaları ve yerleri iyi biliyorum. Sizin bu düşüncelerinizi üretenlerin tıynıyetlerinden,şereflerinden, insanlıklarından çok çok haberdarım.
 
Mesela sizler Orhan Pamuklarla aynı safta ve Ermeni vakıflarıyla canciğer ilişkileri kendi ağzıyla belgelenmiş Elif Şafaklar'a sesinizi çıkartamazsınız, çünkü, ağbilerinizden biriyle evlendi ve hepiniz artık susmak zorundasınız, bugüne kadar tek satır çıkmadığı gibi gazete ve dergilerinizde en küçük bir imaya dahi izin verilmedi. Çünkü dergileriniz ve gazeteleriniz kontrol altında. Kontrol altındasınız kardeşlerim. Artık bu büyük kontrol sadece sizleri değil bizi de kontrol etmeye başladı. Bakın bir takım siyasi cinayetleri çözeceğiz diye yola çıkan polis şefleri bizlerin onların öbürlerinin herkesin telefonunu rahatlıkla savcılık izniyle dinliyor, herkes dinleniyor, dinleniyoruz kardeşlerim. Ağbileriniz bizi dinliyor. Sadece bizleri mi askerleri de dinliyor, işte geçtiğimiz yıl ortaya çıkan andıç hadisesi Fethullah istihbaratının derinliklerini gösteriyor. Elinizden ne geliyorsa yapın, şikayetim bu değil, benim lafım, hem devletten maaş alıyorsunuz hem de devleti aşağılıyor devletle dalganızı geçiyor devlete karşı söylenmedik laf bırakmıyorsunuz..
 
Bakın ben devletten maaş almıyorum, devletten ödül almıyorum devlet makamlarında değilim, ama sizler devletin en istihbarati yerlerindesiniz, TRT"desiniz iktidardasınız ve hala devlete küfrediyorsunuz. Bu ikiyüzlülüğün adı kalleşliktir, insan ekmek yediği yere bu kadar nankör davranır mı? SKY Televizyonu yüzlerce televizyondan sadece bir tanesidir ve sizin elinizde TRT 1, TRT 2, işte hergün nurcu ağbileriniz burada akşamın altısından gecenin onikisine kadar dini kültürel felsefi proğramlar yapıyor. Pekala bu ağbilerin proğramları sizlerin öfkesini kudurmuşluğunu giderecek sizleri rahatlatacak yayınlar yapabilmeli. Ama sanırım çok beceriksiz adamlar, sizleri yıllar boyu ekranlardan uyutuyorlar, Türkiye"yi konuşmuyorlar acılarımızı konuşmuyorlar dünyanın dertlerini konuşmuyorlar ve ama hergün bedavadan ordalar, üstelik maaş da alıyorlar,üstelik ne soranları var ve ne de onları eleştirenler. Eğer benim konuşmalarımı TRT yayınlamış olsaydı siz de devlete TRT"ye kızabilirdiniz, ama TRT artık sizin. Bir fikriniz varsa bir düşünceniz varsa bu resmi kanallarda sabahlara kadar yayınlayın ve rahat edin.. Yüzlerce Televizyon içinden bir tanesi niçin sizi rahatsız etsin, bırakın burada da bizim kendimizce konuşalım. Ama ağbileriniz iki tür hayat yaşıyor, birinci hayatları gayet düzgün takım elbiseli ve size ekrandan gazeteden gösterdikleri yüzleri, ikinci yüzleri ise saklı, kirli, karanlık.. İşte o karanlık yüzü hepimizi tedirgin ediyor ülkeyi endişeye sürüklüyor.
 
Mesela ben Nihat Genç, İslam felsefesini inciği cinciğine kadar okumaya çalıştım, Türkiye"de yayınlanmış binlerce cilt İslam külliyatı didik didik edilmiş olarak şu anda kütüphanemdedir, ayrıca ayıptır söylemesi ilk gençlik yıllarımda dizimi kırıp oturdum ve aylarca süren bir mücadeleden sonra Saidi Nursi külliyatını da hatim ettim.
 
Çünkü ben sadece müslüman değil müslümanların bilimini düşüncesini tarihini derinden merak ettim. Gazete ve ekranlardaki ağbileriniz bir kez olsun merak edip benimle ropörtaj yapmadı, bir kez olsun benim kitaplarımdan bahsetmedi ve benim kitaplarımı bir tek mısra olsun tanıtmadı, kimi meşhur ettiler Elif Şafak gibileri.. Bundan şikayetçi değilim, ama sansürünüzü ambargonuzu işinize gelmeyenlere uyguladığınız ölümüne yoksaymaları şimdi yeni yetişen nurcu kardeşler de iyi bilsin. Böylelikle sizler vatanseverliği liberal Avrupacı yazarların ağzından öğrendiniz, sizin beyninizi yıkayanlar vatanseverlik kavramını size, ülkeyi Avrupa"ya peşkeş çekenlerin ağızlarından öğretti. Şu anda "ülke sevgisi" "vatan, devlet, asker, ulusalcılık, milliyetçilik"gibi bütün bu kavramlarda beyniniz darmadağınık ve bu saatten sonra size birçok şeyi anlatmak hayli imkansız.
 
Bakın gazeteniz yazarları ve Fethullahcı diye bilinen yazarlarla oluşturulan mahfiller kurumlar bugüne kadar mesela Kıbrıs meselesinde Yunan tarafını, Ermeni sorunundan Ermeni tezlerini, Kuzey Irak sorununda Barzani tezlerini hoşgörüyle tartışıp bu üç temel sorunda da Avrupalılar"ın Ermeniler"in ve Barzani"nin ve Yunanlılar"ın tezlerini destekledi. Yetmedi, Irak"ta bir milyon müslüman öldürülürken sizler yine Amerika tarafında dinler arası ittifaklar medeniyetler çatışmaları laflarıyla eğlenip duruyordunuz.. Polis teşkilatı elinizde, TRT elinizde, milyarlık onlarca holding elinizde ve onlarca derginiz gazeteniz elinizde ve sizler hala doymamış olmalısınız ki SKY Türk"te tek tabanca konuşup bağıran Nihat Genç"e hiçbir müslümanın kaldıramayacağını küfürler savuruyorsunuz. Önce müslümanlığı öğrenmelisiniz. Önce hak adalet duygusunu yani Allah"ın adı olan Hakk"ı öğrenmelisiniz. Kimseden beş kuruş para almadan kimsenin adamı olmadan kimseye ağbi demeden ve hepinizin yedi sülalenizin ambargo ve sansürlerine rağmen yazarlığıyla bugün milyonlara seslenen Nihat Genç"e katil, deli, faşist demeden önce, bu çocuk neler yazdı neler söylüyor diyebilmelisiniz. Yedi sekiz kitabım birer birer otuz baskıyı çoktan geçti, yani içinizde bu topraklarda kitapları hikayeleri en çok okunan yazarım. Torpille kayırmayla aylarca çok satan listelerinde baş köşelerde tuttuğunuz boya hamurundan yazarlarınız bu rakamları geçemez. İşte onlarca televizyonunuz var neden içlerinden tek bir tanesi benim kadar dinlenmiyor, izlenmiyor.. Ben insanları ekran başına beyinlerini yıkayarak mı jandarma zoruyla mı getiriyorum, benim dinlemezseniz sizi ülkeden atarım kovarım diye faşist diktatöryal tedbirlere mi başvuruyorum. Ama sizleri yetiştirenler sizlere kendi eserlerini dayatıyorlar kendi proğramlarını onyıllarca sizlere zorla izletiyorlar, okumaz ya da izlemezseniz, size burs vermezler, size evlerinden atarlar, sizi işe almazlar ve size de şimdi bana yaptıkları gibi ya yok sayarlar ya küfrederler.
 
Kardeşlerim, yalan söylemek müslümana hiç yakışmaz, işte internet sitelerini yöneten ağbileriniz, benim için AKP seçmenlerine hödük dedi beyinsiz dedi diye manşet attılar.. Konuşmam ortada tekrarını tekrar yayınlarız yine izleyin. Ben böyle bir cümle etmedim. Etmediğim halde bu yalana iftiraya niçin tenezzül ediyorsunuz. Beni gözden düşürmek için mi? Beni sizin gazeteleriniz sizin dergileriniz yazar yapmadı, ben, bu halka hikayeler anlata anlata yazar oldum, boşuna çırpınmayın. Ben konuşmamda, açıp bir daha dinleyin, eğitimsiz okulsuz kitapsız müzesiz kütüphanesiz insanların yoksullukları yüzünden estetik zevkleri siyasi seçicilikleri gelişmez ve beyinsiz bırakırlar, böylelikle bir partiye çabucak kanabilirler, dedim. Mesela diyelim Batman"da yüzlerce yazar sanatçı olabilseydi Batman"dan bu kadar kolay oy alamazsınız, dedim.. İşte bunları dedim.. Peki neden yalan söylediniz. Fethullah hocanız sizi bu yalanları yönetmeniz için mi oralara yerleştirdi. Türkiye halkından vergiler alınıyor ve bu vergiler TRT"ye yatırılıyor siz bu TRT"lerde başköşelerde yıllar boyu konuşuyorsunuz ve ayrıca cemaatiniz Anadolu halkından zekat alıyor ve bu zekatlar büyük holdinglerinizi gazetelerinizi sıcacık ideolojik evlerinizi geçindiriyor.. Hem devletin paralarıyla hem ideolojinin topladığı zekat paralarıyla geçiniyorsunuz. Bu sizi utandırmıyor mu?
 
Bir genç insan olarak kendinize şu soruyu niçin sormuyorsunuz, Allah bana bir çift göz sağlam iki kol vermiş ben kimseye muhtaç olmadan kendi karnımı kendim doyururum, demiyorsunuz. (Fatiha Suresini TÜRKÇE ve kavrayıncaya kadar okuyunuz) Bir başkasından para alırsanız onların dükkanlarına gazetelerine tayinle torpille ideolojik dostlukla gelip yerleşirseniz şüphesiz onların adamı, borazanı olursunuz, onlar kime havlarsa hepiniz ona havlarsınız, onlar kime karşıysa hepiniz ona karşı olursunuz. Benim bildiğim insan evladı kimseye muhtaç olmamalı. Birine muhtaç olursa onun kölesi cariyesi köpeği tebaası kulu olur. Bu da insanlığa hiç yakışmaz. O halde hepimize düşen görev müslüman çocukları bu zavallı sadaka dilenci durumuna düşürmeden kendi ayaklarıyla onurlarıyla tertemiz alınlarıyla ülkeye ve kendilerine hizmet etmelerini sağlamaktır. Hepimizin görevi de budur. Bu toprağın çocukları kimsenin adamı olmasın, kimseden emir almasın, kimsenin bekçisi koruması olmasın.
 
Müslümanlığın çağımızda düştüğü kepazelik işte bu insanlık facialarıdır.
 
Müslümanlar bağımsız insanlar yetiştirebilmeli.
 
Müslümanlar onurlarına düşkün olmalı.
 
Müslümanlar sadece kendi cemaatleri için değil tüm ülke için tüm insanlık için çalışabilmeli. İçinizde yüzlerce tertemiz müslüman çocuğun bu satırlarda dile getirdiğim acıları çektiğini çok iyi biliyorum, bu yüzden sözüm herkese değil, ancak, benim gibi bağımsız konuşan insanlar çoğalırsa belki içinizde bu insanlık acılarını çeken kardeşlerimiz çoğalmış olur. Bir de beni çok uzaklarda biri sanmayın, davet edin geleyim, televizyonlarınıza toplantı salonlarınıza her yere geleyim ve sizinle yüzyüze konuşayım.. Hatta birçok okulunuza gittim konferanslar verdim, ancak, benim rahatsızlığım bana ödül vermeye kalkmanızdır, ben ödül istemem, ben sizinle hepinizle her yerde her şekilde (Amerika'yı bağımsızlığımızı, müslümanlığımızı, dünyamızı) döne döne saatlerce konuşmak isterim. Ama konuşturmuyorlar, niçin konuşturmuyorlar, benim etim ne butum ne, işte telefonlarımı polis şefleriniz dinliyor, herşeyimi biliyorlar, benden niçin korkuyorsunuz ve kitlenizden niçin beni uzak tutuyorsunuz anlamıyorum. Anladığım, benim söyleyeceklerim, özel odalarda beyinleri yıkanarak yetiştirilen gencecik tertemiz çocukları elinizden alacak, sizlerden kopartacak. Ya da bu Amerikancılığınızın ifşası kemiklerinize kadar sizi titretiyor, korkutuyor..
 
Allah aşkına bu nasıl müslümanlık, Avrupa"dan yanasınız, Amerika"dan yanasınız, Irak"ta milyonlarca müslüman öldürülüyor seyircisiniz,milyarlarca dolarlık holdinglerde keyif içindesiniz..
 
Baksanıza Aydın Doğan dahi size dokunamıyor, çünkü sizin gazetelerin dağıtım payından yüzde alıyor ve bu yüzdelerle Aydın Doğan bütün medyasının maaşını veriyor, evet, bir hesaplayın, Aydın Doğan medyasının maaş gelirleri Fethullahcı dergi ve gazetelerin dağıtım payından çıkıyor, hadi kaba bir hesap yapalım dörtyüzbin gazetenin ya da ikiyüzbin gazetenin dağıtım payı ne kadardır, ki bu pay bayilere ödenen nakit paradır..
 
Neyse lafı uzatmayalım. Fethullah hoca Allah"tan peygamberden büyük değildir, Fethullah"ın çizdiği siyasi yol Allah"ın yolu değil Amerikan"ın yoludur, pekala Fethullah hoca da yanılabilir, tarihte Deli İbrahimler gibi bir çok İslam halifesinin yanıldığı gibi Fethullah hoca da yanılır. Hepimiz yanılırız. Bu yüzden hepimiz tartışabilmeliyiz..Halkın zekat paralarıyla ideoloji evleri kuruyor göya müslümanlık yapıyorsunuz ve bu ideolojik evlerde çocukların beyinlerini hristiyanlara Amerikalılar"a ittifaklara hazırlıyorsunuz..
 
Anadolu halkı size verdiği zekat paralarının Elif Şafaklar"a maaş Nihat Gençler"e küfür hakaret olduğunu ne zaman öğrenecek.

(Nihat GENÇ)

  Editör :  TORLAKON

2520 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 20 Puan Verildi
 Kaynak :  TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Kategori ¬ TORLAKONDAN

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  DEĞERLİ CANLAR MERHABA Torlakon ocağı, Türk Milletinin ve insanlığın bekâsı için tütmektedir. Nefesi olmak istiyorum, kâlbi vatan için atanın; sesi olmak istiyorum, toprakta kefensiz yatanın(TORLAKON)  

 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
HİPOTERMİ: Soğukta Vücut Isısının Düşmesi (alıntıdır) HİPOTERMİ: Soğukta Vücut Isısının Düşmesi (alıntıdır)
Hipotermi, özellikle askerler, avcılar, balıkçılar, çobanlar, kayak yapanlar… gibi dış ortamda bulunmak ve çalışmak zorunda kalanlarda ve evi barkı olmayan insanlarda ortaya çıkar. Küçük çocuklar ve ileri yaştakilerde de risk yüksektir. ...
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 31
 Bugün : 250
 Dün : 378
 Toplam : 701524
 Ip No : 54.159.44.54
     
 
 Vatan Size Minnettar
 

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.3272 5.3368
  Euro 4.7255 4.7568
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

   © Copyright - 2008- TÜRK FİLOZOF TORLAKON - Tüm Hakları Saklıdır. 

TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.