Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
HAYAT DERSİ - Filozof TORLAKONdan (Huzme- 7) - TÜRK FİLOZOF TORLAKON
   
 Filozof TORLAKONdan (Huzme- 7)

Filozof TORLAKONdan (Huzme- 7)
 Yazı Boyutu

 Tarih : 21.09.2008 - 16:29:06


Doksandokuz Numara neresidir? Filozof Torlakon ilkokula beş yaşında başladığı için sınıftaki en bücürlerden biridir. Her türlü sanatsal, sosyal ve sportif etkinliklerde başı çektiği için de sınıfının uğurluğu(maskotu) gibi sayılıp sevilmektedir...

 

Filozof TORLAKON'dan (Huzme- 7)

(Huzme: olumlu düşüncenin yaydığı şavk)

Doksandokuz Numara neresidir?

Filozof Torlakon ilkokula beş yaşında başladığı için sınıftaki en bücürlerden biridir. Her türlü sanatsal, sosyal ve sportif etkinliklerde başı çektiği için de sınıfının uğurluğu(maskotu) gibi sayılıp sevilmektedir.

Günün birinde Türkçe öğretmeni sınıfa hitaben;

"Çocuklar! Söyleyin bakalım; yüz numaraya girdiğinizde önce ne yaparsınız?" diye sorar.

Öğrenciler bu soruya gülerek hep bir ağızdan;

"İşeriz, s.çarız!" diye cevap verirler.

Bunun üzerine öğretmen;

"Olur mu çocuklar!... İlk önce su var mı yok mu diye bakmanız gerekmez mi? Aksi takdirde, kıçınızdan aldıklarınızla duvarlara çivi yazısı yazmaz mısınız?"

Öğrenciler gülümser bir halde öğretmenlerine hak verirler.

Bu arada, düşünceli bir halde olup, arkadaşlarına da iştirak etmemiş olan bir öğrenci, öğretmeninin dikkatinden kaçmaz;

"Bizim Torlakon'dan hiç ses çıkmıyor!... Söyle bakalım! Sen ne yapardın, yüz numaraya ilk girdiğinde?"

*** Ben ilk önce kapının kolu var mı yok mu diye bakardım öğretmenim!... Bir seferinde mahsur kaldıydım da, duvardan tırmanıp atlayıncaya kadar başıma hal geldiydi.

--- Yine bizi güldürdün ulen!... Peki bu düşünceni biraz önce niçin belirtmedin?

*** Ben Yörüğüm öğretmenim! Bizim "ayakyolu" dediğimiz yere "yüz numara" dendiğini ilk defa sizden duyunca; doksandokuza kadar olan numaralar nereleri acaba diye düşünüyordum.

--- Hımm!... Bu gidişle sen Nasreddin Hoca'nın vekili olacaksın anlaşılan…

"Fark edebilmek için farklı bir bakış, fark atabilmek için de farklı bir çaba gereklidir."(Torlakon öğretisi)

 

Pabuçlar incinmesin

Köylü bir ailenin çocuğu olarak Dünya'ya gelen Filozof Torlakon, çalışma hayatına da küçüklükten atılır. Tarlalarda çapa yapar, davarların ardından koşar. Kendi hazırladığı tatlıları sokaklarda satmaya ve hafta sonları da aşevlerinde(lokantalarda) bulaşıkçılık yapmaya başladığında henüz ilkokul çağlarındadır. Ardından, sanayi işçiliği günleri başlar…

Yüksek tahsil yıllarında okul harçlığını çıkarmak için inşaat işçiliği, otelcilik, çaycılık, kantincilik, gece bekçiliği, gazetecilik, karikatürcülük, tiyatroculuk, spor hocalığı, işletmecilik, seyyar satıcılık vs gibi işlerde çalışan Torlakon, deyim yerinde ise; kırk türlü mesleğe sahiptir…

Günün birinde, en az sermayeyle kendi işini yapmaya karar verir; ayakkabı boyacılığı…

Şu anda Ankara'nın en saygın eğitimci ve avukatlarından olan bir arkadaşıyla beraber çarşının yolunu tutar. Boya için gerekli malzemeler alınacaktır. Siyah, açık ve koyu kahve birer boya, cila, badem yağı, bir parça kadife, en az bir tane fırça ve çoraplara boya bulaşmaması için iki parça sağlam karton…

Malzemeler seçilmiş ve sıra fırça beğenmeye gelmiştir. Arkadaşı, eline aldığı bir fırçayı koluna sürerek denemeye kalkan Filozofumuza dellenip eline vurarak fırçayı yere düşürür ve; "Bırak yahu! Sen bu fırçayı yüzüne mi süreceksin! Onun bunun b.klu ayakkabılarına süreceksin işte!..." diye çıkışır.

Bunun üzerine filozofumuz; "Doğru söylüyorsun aziz dostum. Elime yüzüme sürmeyeceğim elbette… Fakat ben o b.klu pabuçlardan ekmeğimi çıkartacağım. Fırçayı yüzüme sürecekmiş gibi seçici olayım ki; pabuçları inciten ben olmayayım…"

"Mücevherse ürettiğim, elden ele taşınıp gerdanlara asılacaktır.

Gübre ise ürettiğim, el değmeden taşınıp mezbeleye basılacaktır."(Torlakon öğretisi)

 

Beni pişiren şey

Yeni talebelerinden biri Filozof Torlakon'a;

"Hocam, içinizde olanın çok azını bize yansıtıyor olmanız bile, bizlerin hayata bakışını değiştirmeye yetiyor. Zamanınızın ne kadar kısıtlı ve değerli olduğunu da gayet iyi bilmekteyiz. Birisi size 'Filozof Torlakon'u pişiren şey nedir?' diye sorsa ne cevap verirsiniz?" diye sorar.

Filozofumuzun cevabı şöyle olur:

"Temizlik konusunda ne kadar titiz ve hassas olduğumun farkındasınızdır. Elimi yıykamadan ekmeğe dokunduğum veya sofraya oturduğum görülmemiştir. Elim saçıma-başıma değmişse eğer, bu, ekmeğe dokunmadan önce elimi yıykamama yeterli sebeptir. Halbuki, ayakkabı boyacılığı yaptığım zamanlarda, ellerimi yıykarken, burnum ve boğazımdan zift gibi atıklar gelirdi. Ne kadar inatla tükürürsem tüküreyim, arkası bir türlü kesilmezdi. İşte bu atıklar, boyarken fırçaladığım ayakkabılardan soluduğum, oradan buradan toplanmış kirlerdi. Alın teriyle yemeğe oturduğumda, boğazımda kalmış olan ayakkabı kirlerini, lokmayla beraber yuttuğumun farkındaydım. Ve ben o lokmaları yutarken gülümsüyordum. İşte bu hal, beni ezip yoğuran ve pişiren şeylerden sadece bir tanesidir. Sevgiyi ve hoşgörüyü pekiştirir. Sakın ola beni bir halt sanmayın fakat, evliyanın içinde sağlam îtikatlı (eski) ayakkabıcıların çokluğu da işte bu yüzdendir."

"Sevdiğimin tükrüğünü hazmedebilirim fakat, sokağa tükürmesini hazmedemem."(Torlakon öğretisi)

 

Sürünerek git

Filozof Torlakon pazara gitmek için evden çıktığı bir sırada, bir başka komşusu da düşmüştü alışveriş yoluna. Her zamanki gibi aheste aheste yol alan bu komşu, filozofumuzun seri haline bakarak takılmadan edemedi;

"Bu kadar koşturmana gerek yok! Rakı içen de öldü, su içen de!"

Onun bu tavrına; "Sen yolunaa, ben yoluma be komşum!" diye karşılık veren filozofumuz, düzenli olarak yapmaya gayret ettiği bir sevdanın da yolundaydı. Çöplerden topladığı bayat ekmekleri aç kuşlara ve göldeki balıklara dağıtacaktı. Bu vazifeyi hallettikten sonra tekrar Pazar yoluna yöneldi ve komşusuna da pazar girişinde yetişti. Onun terli haline bakan komşusu, haklılığını vurgulamaya çalışan bir söz etmeden edemedi;

"Ben sana demedim mi bu kadar koşturmana gerek yok diye! Ben sakin sakin geldim,  senin gibi terlemedim. Kalbimi de daha az yordum."

Filozofumuzun cevabı;

"Evet haklısın komşum. Benim kalbim daha çok çarptı. Eğer Mevla, ikimizin kalbine de aynı sayıda çarpmayı takdir etmişse, sen benden daha çok yaşayacaksın demektir. Fakat ben sana daha iyi bir akıl vereyim: yürüyerek kalbini zorlama. Sürünerek hareket et. Böylelikle, yüzeli yıl yaşayabilirsin belki. Aynen kaplumbağalar gibi…"

"Ademoğlu, vücudunun yaptığı şeylerden sorumlu olduğu gibi, vücudunun yaydığı enerjilerden de sorumludur."(Torlakon öğretisi)

 

Dua etsinler

Filozof Torlakon'u bir tesadüf sonucu yakından tanıma fırsatı bulan bir kişi;

"Yahu üstad! Seni orada burada hep koşturur halde görürdüm. Yavaş hareket ettiğine de hiç şahit olmadım. Sanki hep savaşa gider gibi bir davranış içinde olurdun ve yüzünün ifadesi de kötü ve kavgacı bir kişi görüntüsü sergilerdi. Doğru söylemek gerekirse, senden çekinir ve korkardım. Oysa yakından tanıyınca bambaşka bir kişiyle karşılaştığımı gördüm. Bu davranışın sebebi hikmeti nedir?" diye sorar.

Filozofumuz kendi öğretisiyle cevaplandırır;

"İnsanlar uzaktan adam sanıp da yakına geldiklerinde gerçeği anlayıp söveceklerine, uzaktan kötü belleyip de yakından tanıdıklarında sevip dua etsinler."

 

Bir Atatürk daha çıkacak mı?

Gazetecinin biri Filozof Torlakon'a; "Bir Atatürk daha çıkar mı? Sizce, Türk Milleti'nin bir BAŞBUĞ'u daha olur mu?" diye sorar.

"Ben bu vatanda zurnanın son deliğiyim. Bunun cevabını ben vermeyeyim." der filozofumuz. Ve devam eder;

Bunun cevabını, otuz yıl önce TAZ savunma yöntemini bulan, komutanlarının -Devlet ordu besleyeceğine, bunun gibi yüz asker yetiştirsin yeter- demeden kendilerini alamadıkları, eski cumhurbaşkanlarımızdan birine –Bu adam attığını vurur, tuttuğunu koparır. Bundan iyi yakın koruma olmaz- diye önerilip de 'tahsili fazla yüksek' bulunarak uygun görülmeyen, özel timim eğitimi teklif edilip de 'sonraki yıllarda şamar oğlanına çevirebilirler' diye reddeden, ilin valisi tipini beğenmediği için silah ruhsatı iptal edilen, beşbinden fazla talebe ve bir o kadar da ağaç yetiştirmiş olan, Yemen'de şehid düşmüş bir yoksul Yörüğün torunu versin:

Soğan eken bir kişi, onun yanında semizotunun çıkmasını da umabilir. Çünkü semizotu, Tanrı'nın hediyesi gibidir. Oysa, semizotu eken bir kişinin, onun yanında soğan çıkacağını da umması boş hayaldir… Ülkemizin yönetim düzeni halka rağmendir, sakattır. Eğitim düzeni de sakattır, değerlendirme düzeni de. Yönetim elemekte, eğitim eritmekte, değerlendirme de öğütmektedir. Bu düzen böyle devam ettiği sürece daha çoook (Başbuğ olacak) evlatlarını yemeye ve sindirmeye devam edecektir…

"Halka rağmen olan düzenler, kendi evlatlarını yiyerek beslenirler."(Torlakon öğretisi)

Günün sözü:

"Bir milletin bahtını, adam yetiştirmeye adanmış ömürler belirler."(Torlakon öğretisi)

Bugün 19 Eylül Gaziler Günü. Tüm gazilerimize şükran, sabır ve esenlik, tüm şehidlerimiz için de Peygamberimiz(SAV)e komşuluk diliyorum.

Mevla, aziz ve asil milletimizi koruyup yüceltsin.

TÜRK FİLOZOF TORLAKON

(TORLAKON; "Türk Savunma Sanatı{ÇAKIRPENÇE} ve Hayat Felsefesi, Tabuların Yakıldığı Akıl Ocağı, İnsanlığa ve Gerçeğe Açılan Pencere, Batı Toroslar'dan Yükselen Işık, Gürleyen Ses ve Anadolu Türk Ruhu'nun Yeniden Şahlanışı"dır.)

"BEN VE MİLLETİM TANRI'NIN KIRBACIYIZ. TANRI KENDİ YOLUNDAN ÇIKANLARI CEZALANDIRMAK İÇİN BİZİ GÖNDERİR."

( Türk İmparator ATİLLA )

"BU MEMLEKET TARİHTE TÜRK'TÜ, HÂLDE TÜRK'TÜR VE EBEDİYEN TÜRK OLARAK YAŞAYACAKTIR."

"HAYATTA YEGÂNE VARLIĞIM VE SERVETİM, TÜRK OLARAK DOĞMAMDIR."

"NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!"

( MUSTAFA KEMAL ATATÜRK )

*** Türkistan'da TONYUKUK, Türkiye'de TORLAKON ***


  Editör :  TORLAKON

2532 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 30 Puan Verildi
 Kaynak :  TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Kategori ¬ HAYAT DERSİ

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  DEĞERLİ CANLAR MERHABA Torlakon ocağı, Türk Milletinin ve insanlığın bekâsı için tütmektedir. Nefesi olmak istiyorum, kâlbi vatan için atanın; sesi olmak istiyorum, toprakta kefensiz yatanın(TORLAKON)  

 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
HİPOTERMİ: Soğukta Vücut Isısının Düşmesi (alıntıdır) HİPOTERMİ: Soğukta Vücut Isısının Düşmesi (alıntıdır)
Hipotermi, özellikle askerler, avcılar, balıkçılar, çobanlar, kayak yapanlar… gibi dış ortamda bulunmak ve çalışmak zorunda kalanlarda ve evi barkı olmayan insanlarda ortaya çıkar. Küçük çocuklar ve ileri yaştakilerde de risk yüksektir. ...
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 4
 Bugün : 430
 Dün : 482
 Toplam : 700315
 Ip No : 54.226.209.201
     
 
 Vatan Size Minnettar
 

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.3412 5.3508
  Euro 4.7023 4.7335
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

   © Copyright - 2008- TÜRK FİLOZOF TORLAKON - Tüm Hakları Saklıdır. 

TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.