Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
TORLAKONDAN - Anadolunun Son Leoparı Siirtten Çıktı - TÜRK FİLOZOF TORLAKON
   
 Anadolunun Son Leoparı Siirtten Çıktı

Anadolunun Son Leoparı Siirtten Çıktı
 Yazı Boyutu

 Tarih : 03.04.2013 - 17:19:25


Nesli tükendiği sanılan leopar 36 yıl sonra Siirtte ortaya çıktı, ama ölü olarak. Kasım 2010da Gabar Dağında öldürülmüş halde bulunan leoparın postu ancak birkaç hafta sonra yüzülmüş. Bu sürede karın kısmı çürüyen post, bugün Siirtin bir köyünde

 

Anadolu’nun Son Leoparı Siirt’ten Çıktı

 

Nesli tükendiği sanılan leopar 36 yıl sonra Siirt'te ortaya çıktı. Ama ölü olarak...

 

Kasım 2010’da Gabar Dağı’nda öldürülmüş halde bulunan leoparın postu ancak birkaç hafta sonra yüzülmüş.  Bu sürede karın kısmı çürüyen post, bugün Siirt’in bir köyünde bulunuyor.
   
Herkesin kısaca heykel dediği meydanı geçip bir sokağa girdik. Ne akşamın karanlığında yanımda yürüyen kişinin, ne de daha on dakika önce onu benimle tanıştıran adamın adını biliyordum. Birkaç sokak geçtikten sonra bir kahveye girip, kapıya yakın bir yere oturduk ve yanımdakilerden biri arkadaşını arayıp geldiğimizi haber verdi. Kısa bir süre sonra kahveye gelen genç bir adam sakince yanımıza oturdu. İlk defa geldiğim Siirt’in ara sokaklarındaki bu küçük kahvede sanırım ben onlardan korkuyordum, onlar da benden...

Ortamı yumuşatmak için, yaban kedileri üzerine serbest çalışan bir biyolog olduğumu söyleyip arazi çalışmalarımda çektiğim vaşak, karakulak ve kurt fotoğraflarını göstermeye karar verdim. İşe yaramıştı, fotoğraflar bittiğinde artık hepimiz gülümsüyorduk. Bilgisayarımı çantasına yerleştirirken, kahveye çağırdığımız genç adam cep telefonunu çıkartıp tuşlarına basmaya başladı. Aradığı şeyi bulduğunda telefonunu bana uzattı. Küçük parlak ekranda, açık sarı postu siyah beneklerle kaplı iri bir hayvan, başı öne düşmüş, kuru otların üzerinde yatıyordu. Bu bir leopardı...

Anadolu’da bilinen son leopar, 1974 yılında Beypazarı’nda öldürülmüştü ve Türkiye’de tükendiği kabul edilen hayvan, yıllar sonra ilk kez Anadolu’da yeniden görüntülenmişti. Ama yine ölü olarak! Peki bu fotoğraf ne zaman çekilmişti?

Türkiye’de 1970’lerden beri tükendiği kabul edilen leoparın varlığına ait ilk somut veri yıllar sonra Siirt’te ortaya çıkmıştı... Son kayıt, 17 Ocak 1974’te Ankara Beypazarı’nda öldürülen bir leopara aitti. Öldürülen leoparla ilgili haber bir gazetede “İnsan parçalayan panter” başlığıyla yayımlandı. Ama leoparın etkisi 1970’lerde Anadolu’nun batısında tükenmesinden sonra da devam etti.

Bu tarihten sonra su ürünleri mühendislerinden biyologlara kadar birçok kişi Anadolu’da leoparın halen yaşadığını iddia etmeye ve bunu kanıtlamaya çalıştı. Öyle ki, bu çabalar bir süre sonra, varlığı bilinen diğer yaban hayvanların korunması için verilen çabalardan daha fazla ağırlık kazanmıştı. Doğa korumaya ayrılan sınırlı bütçeler, onlarca yıl leoparı aramak için harcanırken, Türkiye’de halen yaşadığı bilinen ve belki de gelecekte leoparla aynı kaderi paylaşacak Avrasya vaşağı, karakulak, saz kedisi ve yaban kedisi gibi türlerin korunmasına yönelik projeler ikinci plana atıldı. Oysa geyik ve yabankeçisi gibi türleri avlayabilmesi nedeniyle vaşaklar, bir ekosistemde leoparla aynı öneme sahip. Ve vaşakların yaşam alanlarının korunması, leoparın olası yaşam alanlarının da korunması anlamına geliyor.

Siirt’e en yakın leopar kaydı, yaklaşık 430 km uzaklıkta, Irak’ın Süleymaniye kenti yakınlarında, Ekim 2011’de alındı. Bu, her ne kadar uzak bir mesafe olsa da, İran ve Irak’ın Türkiye sınırına yakın bölgelerinde yeterli çalışma yapılmadığı için buralarda leopar popülasyonlarının olup olmadığı bilinmiyor. Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) Kedi Uzmanları Grubu Başkanı Urs Breitenmoser, Ortadoğu’da, bilimsel araştırması yapılmamış en büyük leopar ekosistemlerinin Türkiye’nin doğusu, kuzeybatı İran ve kuzey Irak’ı içine alan bölgede bulunduğunu söylüyor. Breitenmoser, 2000’li yılların başından beri bölgeden ilgili kişilerle toplantı ve eğitimler düzenliyor. Amacı, hem Kafkaslar’da, hem de Ortadoğu’da leopar konusunda çalışmaları başlatabilecek yerel kişileri eğitmek. 2011’de Tiflis’te yapılan toplantıya Türkiye’den katılan uzmanlar, leopar kayıtlarının toplanıp değerlendirilmesi için DKMP öncülüğünde bir komisyon kurulmasına karar verdi. Toplantılara DKMP adına katılan Hasan Emir, kurumun yapısındaki değişiklikler nedeniyle bu komisyonun halen kurulamadığını ama ortaya çıkan fotoğrafın, iyi bir başlangıç olacağını söylüyor...

Leopar, 1970’li yıllarda Türkiye’de tükenme noktasına geldiğinde doğal alanlar henüz ileri seviyede bozulmamıştı. 20. yüzyılın sonuna doğru, nüfusun özellikle Türkiye’nin batısında artmasıyla hem hayvancılıkla uğraşanların hem de leoparın besini olan geyik ve yabankeçisi avlayanların sayısı arttı. Leoparın sonunu getiren etkenlerin başında, büyük olasılıkla avladığı türlerin azalması geliyordu.

Neredeyse yarım asır, Türkiye’deki yaban hayatı üzerine çalışan biyolog Tansu Gürpınar, 1950’li ve 1960’lı yıllarda avcıların sürü sahiplerinden para almak için çok sayıda leopar öldürdüğünü söylüyor. Onlardan biri 1950’lerde Muğla ve Aydın’da onlarca leoparı avladığı söylenen Mantolu Hasan lakaplı Hasan Bele’ydi. Gürpınar’a göre, leoparın neslinin tükenmesinin ardında başka birçok etken olabilir, “Ama bunları bulmak için artık çok geç.


1974’te Beypazarı’nda öldürülen leoparın haberi gazetede “İnsan parçalayan panter” başlığıyla yer almıştı.

 

Bir dönem Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşayıp Anadolu leoparı, Anadolu parsı, Anadolu panteri gibi adlarla anılan “büyük kedi” aslında leoparın bir alttürüydü. Yani kendi başına bir tür değil, Afrika’dan Asya’ya kadar yayılan leoparın, –kabaca söylemek gerekirse– bir popülasyonuydu. Geçmişte hayvanların kafatası ölçüleri, post renkleri, ortalama ağırlıkları gibi birçok morfolojik özelliğine bakılarak yapılan sistematik çalışmalarda 27 farklı leopar alttürü tanımlandı. Bu alttürler arasında bazılarının özellikleri çok farklıydı. Arap Yarımadası’nda yaşayan Arap leoparının ergin erkekleri 17 kg gelirken, kuzeydeki Pers leoparının bazı bireyleri 70 kg’ı geçiyordu. Fakat genetik tekniklerin hızla gelişmesiyle yapılan çalışmalardan sonra alttür sayısı, 1996’da sekize indi ve 2001’de yapılan daha kapsamlı bir çalışmada dokuz oldu.

Her iki çalışmada da bilimsel adı Panthera pardus tulliana olan Anadolu leoparının, yaşam alanı Türkiye’den Afganistan’a uzanan Pers leoparı Panthera pardus saxicolor ile aynı alttür olduğu iddia edildi. Ne yazık ki, iki çalışmada da Anadolu’daki leopar örnekleri incelenemediği için kesin bir yargıya varmak mümkün olamıyor…

*Batur Avgan’ın kaleme aldığı, Selmet Güler’in fotoğraflarını içeren ‘Leopar yeniden Türkiye’de’ başlıklı yazının tümünü, National Geographic Türkiye’nin Nisan sayısında okuyabilirsiniz.

  Editör :  TORLAKON

5109 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 15 Puan Verildi
 Kaynak :  POSTA GAZETESİ

 Kategori ¬ TORLAKONDAN

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  DEĞERLİ CANLAR MERHABA Torlakon ocağı, Türk Milletinin ve insanlığın bekâsı için tütmektedir. Nefesi olmak istiyorum, kâlbi vatan için atanın; sesi olmak istiyorum, toprakta kefensiz yatanın(TORLAKON)  

 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
ÇEÇELİ KARA MURAT ÇEÇELİ KARA MURAT
Minkarip-Mıngırap köyü bugünkü ismiyle Çamyuva köyünde yapılan muharebeyi kaybeden Yunan kuvvetleri panik halinde Gediz civarındaki kuvvetlerle birleşmeyi amaçlamaktadır. Ama yollarını kaybetmişlerdir. Mıngırap ve Aşağı Karacahisar köylerini ateşe ve...
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 27
 Bugün : 176
 Dün : 174
 Toplam : 686634
 Ip No : 54.92.164.184
     
 
 Vatan Size Minnettar
 

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 6.2671 6.2784
  Euro 5.5463 5.5830
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

   © Copyright - 2008- TÜRK FİLOZOF TORLAKON - Tüm Hakları Saklıdır. 

TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.