Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
TORLAKONDAN - BİR YARIŞTIR HAYAT - TÜRK FİLOZOF TORLAKON
   
 BİR YARIŞTIR HAYAT

BİR YARIŞTIR HAYAT
 Yazı Boyutu

 Tarih : 27.12.2012 - 15:54:47


Hedefleri olmalıdır insanın. Hedefler yüksek tutulmalı ve asla pes edilmemelidir. Yüce dağlar kendilerine yaklaşıldıkça uzaklaşıyormuş gibi görünürler. Oysa aynı hızla yaklaşmaktadırlar. Gözleri bağlı olarak su çarkının etrafında gün boyunca dönen

 

*** BİR YARIŞTIR HAYAT ***

(Bu yazı, Torlakon Öğretilerinden harmanlanmıştır)

İradelerin yarışı…

Hayvanlarda günlük, insanlardaysa binliktir.

Binlerce yıldır bilimde ileriye, kültürde de iyiye ve güzele yarışla erişilmiştir şimdiki uygarlığa.

Barış ortamında yarışan iradeler, savaş ortamında kapışmakta; siporcuların yerini savaşçılar almaktadır.

Ulusal çıkarlar, ulusları insanlıktan çıkarabilmektedir!

Şarampole yuvarlanmamak için yola çok sağlam tutunmalı,

Düzgünlerle yola çıkılmalıdır!

Kaportası, şasesi, omurgası düzgün olmalıdır yoldaşların,

Çünkü; yamuklarla yola çıkanlar yoldan çıkarlar!

Herhangi bir nedenle yoldan savrulduğunda da, keskin köşeleri olmalıdır insanın; ilkeleri olmalıdır.

Ne kadar fazla yuvarlak olunursa, uçurumun dibi de o kadar çabuk boylanır!

İlkesi olmayanın kişiliği, kişiliği olmayanın ülküsü, ülküsü olmayanın da ülkesi olmaz!

İnsanların bâzıları kişilikli doğarlar. Bâzılarının kişiliği yedi yaşına kadar oluşur. Bâzıları da ölünceye kadar kişiliklerini bulamazlar…

***

Hedefleri olmalıdır insanın…

Hedefler yüksek tutulmalı ve asla pes edilmemelidir! Yüce dağlar kendilerine yaklaşıldıkça uzaklaşıyormuş gibi görünürler. Oysa aynı hızla yaklaşmaktadırlar.

Gözleri bağlı olarak su çarkının etrafında gün boyunca dönen bir Dolap Beygiri, ancak birkaç ton suyun yerini değiştirebilir. Oysa, gözlerini hedefe kilitleyerek yarım saat koşan bir Ulak Beygiri, pes etmek üzere olan orduya muştuyu ulaştırarak bir Ulus’un kaderini değiştirebilir.

Kaybedişler iki türlüdür: direnerek, pes ederek. Kazanma olasılığı sadece direniştedir.

Her potansiyel değerlendirilmeli, her kinetik de yönlendirilmelidir!

Fark edebilmek için farklı bir bakış, fark atabilmek için de farklı bir çıkış gereklidir!

En etkili, en kalıcı fakat en pahalı öğrenim şekli, yaşayıp da öğrenmektir.

Doğru bilgiyle desteklenmeyen mantık terazisi yanlış tartar.

En kötü gurbet, ilimden uzak kalmaktır. İlim ipini en önde göğüsleyenler, geride kalanların efendisi olurlar.

Güneş olunamıyorsa eğer, ayna olunmaya çalışılmalıdır. Aynalar güneşe sırt çevirmedikleri sürece, onun ısısını yansıtamasalar bile, ışığını yansıtabileceklerdir.

Üretimin olmadığı toplumlarda emeğe saygı da olmaz. Emeğe saygının olmadığı yerde insana saygı da kalmaz. İnsana saygının kalmadığı yerde de huzur bulunmaz.

İşe yaramayan insanların kötüleri zararsız, iyileriyse zararlıdır. Çünkü; işe yaramayan kötüler iyileri cesâretlendirmez, iyilerse kötüleri cesâretlendirir. Dünyanın barış ve huzura hasret kalması bu yüzdendir…

***

Hayâlleri olmalıdır insanın...

Hayat yaşamak içindir, ölümü beklemek için değil.

Hayâlin bitmesi, hayâtın da bitmesidir. Hayâller rengârenk olmalı ve hiç soldurmamalıdır! Çünkü, tek renge düşen hayâllere kefen diyorlar.

Geçmişe üzülürken geleceği de kaybedenlerin durumu, cesedi kurtarmaya çalışırken hayâtını kaybedenlerin durumu gibidir.

Peşinden koşturur beyin, derdini çektiği şeyin.

Gerçek özgürlük; istediğini yapabilme değil, iyilik yapabilme gücüdür.

Öyle bir dâvânın inatçısı olunmalıdır ki; yolunda ölündüğünde, kul da takdir etmelidir, Tanrı da…

***

Vefası olmalıdır insanın…

Ayak bastığı vatan toprağındaki kefensiz yatanları aklından çıkarmamalıdır!

Her çıkışın bir de inişi olacaktır; inerken düşmek istemeyen bir kişi, çıkarken bastığı yerleri unutmamalıdır!

Gidilecek yer görülüyor dahi olsa, ayak basılacak yer görülemiyorsa, o yolculuktan hayır umulmamalıdır!

Gâfiller, kaybetmeye hazır, gören körlerdir. Görmezden gelince, acı gerçeklerin de ortadan kalkacağını; kendileri bekleyince, hayatın da bekleyeceğini sanırlar. Oysa hayat, dünyâ ile beraber dönüp durmakta; zayıflar güçlülere yem olmaya, gâfiller de uyanıklara av olmaya devam etmektedir.

Bu dünyada aptala acıyan yoktur fakat, insan gelip de it gidene köpekler bile acır.

***

Komutanlığı olmalıdır insanın…

Önder; akıl sürüsünü yöneten aklın sahibidir.

Önder beklememeli, örnek olunmalıdır! Toplumun takdîrine mazhar olan örnekler, kendileri istemeseler bile, önder olmaya sevk edilirler.

Beyinleri güden çobanlara koyun olmaktansa, av peşinde iz süren zağarlar gibi hedefe gerçeğe ulaşmak için koşturan olunmalıdır.

Komutanın kaçtığı cepheyi terk etmeyen her bir er 'kahraman komutan' adayıdır.

Kurşununu düşmanına eriştiremeyenler, kendilerini kurşuna çevirmek zorunda kalırlar.

Düşman yolları tutmuşsa eğer; bizim beklediklerimiz değil, düşmanın istedikleri gelecektir. İçimizden çıkan değerleri takdir etmesini bilemezsek, dışımızdakilerin (düşmanın) takdir ettiklerine boyun eğmek zorunda kalırız.

Kendi işimizin başına getirmeyeceğimiz kişileri, devlet işinin başına da getirmediğimiz zaman adam oluruz.

Kendi aklına hâkim olamayanlar, başkalarının aklına mahkûm olurlar.

Kendi gerçeklerini haykıramayanlar, başkalarının iftirâlarında boğulurlar.

Kendi yurduna sahip çıkamayanlar; Vatan! Bayrak! Namus! diye ağlar dururlar.

Zihinleri işgâl edilmiş olanlar, düşmanlarının istediği şekilde düşünür ve davranırlar. Bencillik hâkim olur ve herkes her türlü fedakârlığı başkasından bekler. Fedakârlık sahipsiz kalınca da, vatan ve insanlıktan eser kalmaz. ‘Titre ve kendine dön!’ demek, zihnini işgâlden kurtar demektir.

Biz bizi kaybettik; özü kaybettik, gözü kaybettik, sözü kaybettik. Başkalarının gözleriyle bakar, sözleriyle konuşur olduk. Biz bu değildik…

’Kimliğimi kaybettim, hükümsüzdür’ deyip pes etmemeli, tez elden kendimize dönmeliyiz!

Ulusal çıkarların, ulusları insanlıktan nasıl çıkarıp durduğunu görüp durmaktayız.

Dünya barışı ve insanlığın huzuru TÜRK BİRLİĞİ ve GÜCÜ'ne bağlıdır. Türk'ün boyun eğdirildiği bir dünyada insanlık yerlerde sürünüyor demektir.

Gelin!

İnsanlıktan çıkmayacak bir ulusun,

Misafire en çok hürmet eden bir ulusun,

Garibe ve mazluma en çok acıyan bir ulusun,

İslâm için kılıç olmuş bir ulusun bireyleri olarak,

Tanrının kırbacı, adâletin terazisi, iyiliğin eli biz olalım!!!

İradelerin yarışında başı çeken biz olalım ki, insanlık sahipsiz kalmasın!

Mücevherse ürettiğimiz, elden ele taşınıp gerdanlara asılacaktır.

Gübre ise ürettiğimiz, el değmeden taşınıp mezbeleye basılacaktır.

Son sözüm de tüm öğretmenlerimize ve eğitmenlerimize ithafen olsun:

Bir milletin kaderini, adam yetiştirmeye adanmış ömürler belirler…
 

  Editör :  TORLAKON

5454 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 445 Puan Verildi
 Kaynak :  TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Kategori ¬ TORLAKONDAN

  Yorum ( 1 )   

 yıldız

Tarih : 29.12.2012 00:10:36  

  FARK ETMEK

Kayıtlı İp:


Kaybedişler iki türlüdür: direnerek, pes ederek. Kazanma olasılığı sadece direniştedir.
  Sayfalar : İlk Sayfa - [1] - Son Sayfa

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  DEĞERLİ CANLAR MERHABA Torlakon ocağı, Türk Milletinin ve insanlığın bekâsı için tütmektedir. Nefesi olmak istiyorum, kâlbi vatan için atanın; sesi olmak istiyorum, toprakta kefensiz yatanın(TORLAKON)  

 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
Bu Ay içinde Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 11
 Bugün : 168
 Dün : 200
 Toplam : 675701
 Ip No : 54.224.2.123
     
 
 Vatan Size Minnettar
 

 
 Son Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 4.8000 4.8086
  Euro 4.2606 4.2888
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

   © Copyright - 2008- TÜRK FİLOZOF TORLAKON - Tüm Hakları Saklıdır. 

TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.