Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
TORLAKONDAN - Bir Sağlık Tavsiyesi - TÜRK FİLOZOF TORLAKON
   
 Bir Sağlık Tavsiyesi

Bir Sağlık Tavsiyesi
 Yazı Boyutu

 Tarih : 15.11.2012 - 14:52:38


Doktorum benden dokuz yaş küçük fakat o bana; sen benden sekiz yaş küçüksün, diyor. Yakın çevrem ise; sen hiç büyümeyecek misin, ilkokul üçüncü sınıfta takılıp kalmışsın, diye bozuk çalıp duruyorlar. Doktorumun değerlendirmesi enerjik yaşantıma, çevr

 

*** Bir Sağlık Tavsiyesi ***

Doktorum benden dokuz yaş küçük fakat o bana; sen benden sekiz yaş küçüksün, diyor. Yakın çevrem ise; sen hiç büyümeyecek misin, ilkokul üçüncü sınıfta takılıp kalmışsın, diye bozuk çalıp duruyorlar. Doktorumun değerlendirmesi enerjik yaşantıma, çevremdekilerin benzetmesiyse yollarda sekerek ilerleyip şarkı Türkü mırıldanıp durmama dayanıyor. Uyuşukluğu ve somurtkanlığı hiç sevmiyorum n’apayım…

Şöyle bir konuşma geçmiş olabilir:

* Biliyor musun, benim modifiyeli kılasik araba otuz yıldır hiç kaza yapmadı!

- Vallaha mı leyn! Peki, durduğu yerde ona başkası gelip hiç tıkılamadı mı?

* Öyle bir şey de olmadı; ne bir darbe ne bir sürtme, sadece çürümeler var!

- Peki hiç kaza yaptırmamış olmayı neye borçlusun?

* Kapalı garajımdan hiç çıkarmamaya…

Üzerine bir göktaşının gelip düşmemiş olması da şans tabi… :-))

Böyle zihniyetlere göre, yaşamak sakıncalıdır, çünkü; insanın başına her an bir şey gelebilir, hasta olabilir, sakat kalabilir, ölebilir… :-((

Halbuki;

“Hayat yaşamak içindir, ölümü beklemek için değil.”(Torlakon öğretisi)

Hâl böyle olup hayatı dolu dolu yaşamak isteyinde de, fazla hareket olan yerde sadece bereket değil, kazalar da kaçınılmaz olabiliyor…

İdman yaparken hızımı alamayıp sınırları zorladığım için iki kaburgayı dört yerinden dağıttım. Hem de böğrümün tam orta yerinden… Eğilip kalkamıyorum, iki yanıma dönemiyorum, nefesi bile sınırlı alabiliyorum. Sargı alçı filan yapılamadığı için, kendi halinde istirahâtle düzelmesini beklemek zorundayım. Hareketlerimi kısıtlamam veya öksürük durumlarını savuşturmam hadi neyse de, o hapşırık yok mu!… Tam da kaburgalar kaynamaya başladı derken gelen bir aksırık “tırak” diye kaynaktan attırıyor ve her seferinde “sil baştan” durumu ortaya çıkıyor. Üstelik bu durum, zararlı olduğunu bile bile hapşırığı tutmamla oluşuyor. Bilindiği gibi:

Burnu rahatsız eden bir etken sonucu ortaya çıkan âni, irade dışı, yüksek sesle ağızdan ve burundan, akciğerlerdeki havanın 200 Km’yi bulan bir hızla püfkürtülürken, burun boşluğu içindeki rahatsız edici etkenlerin de püskürtülme refleksine hapşırık veya aksırık deniyordu… Hızlı bir boksörün yumruğunun saniyede 11 metre yol aldığı düşünüldüğünde, 55 metre hızdaki aksırığın, bir çeşit patlama olduğu görülecektir. O anda kalbi durduran ve mahmurlaşan vücutları kendine getiren bir patlama… Böyle bir patlama tutulmaya çalışılınca veya burun ya da ağız kapatılarak aksırılınca da hayati tehlikeler ortaya çıkıyordu:

Burun kapatılırsa;

Kafa içi basıncının artmasıyla şişen beyin damarlarının kanaması veya yırtılmasıyla felç ya da ölüm oluşabiliyordu… Böyle bir hapşırmaya bağlı basınç sonrası kanamaya neden olabilecek rahatsızlıklar ise, damar balonlamaları, metabolik bozukluklar, yüksek tansiyon ve damar iltihabı gibi durumların varlığıydı… Benzer bir durum, ağır yük altında veya tuvalette ıkınınca da oluşabiliyordu. Özellikle, damar çeperlerinin incelmeye başladığı orta yaş üzeri kişilerde damar balonlaması, çatlaması, iltihaplanması vs sıkça görülüyordu…

Ağız kapatılırsa;

Böyle bir durumda hapşırılır veya hapşırık tutulmaya çalışılırsa, göz damarlarının şişerek patlamasıyla birlikte göz sorunları, karın içi damarların balonlaması ve yüksek tansiyon hastalığı ortaya çıkabiliyordu… Özellikle kırk yaş üzeri kişilerin gözlerinde görülen hızlı bozukluğun bir nedenini de burada aramak gerekiyordu…

Evet… Hapşırık tutulmaya çalışılmayacak ve ağızla burun da kapatılmayacaktı! Felçlere ve ölümlere neden olduğu bilindiği için, tarih boyunca hemen hemen tüm toplumlarda, hapşıran kişiye “çok yaşa, sağlıklı yaşa, iyi yaşa vb” diye dilek dilenegeliyordu…

Peki ya hapşırığın ertelenmesi gereken durumlarda ne yapılacaktı:

* Çok hassas bir ameliyatı yapmakta olan doktor veya tamirci,

* Yeni ameliyattan çıkmış ve dikişleri henüz taze olan hasta,

* Benim gibi kaburga kırığını iyileştirmeye çalışan bir kişi,

* Hamileliği sorunlu geçen anneler,

* Kanamalı veya yaralılar,

* Uygun bir konumda değilken hapşırırsa fıtık olabilecekler,

* Savaşta, operasyonda veya pusuda olan güvenlik görevlisi,

* Taşıdığı hastalığın topluma yayılmasını istemeyen duyarlı vatandaş,

* Çok ciddi bir tören veya ibadet halindeyken dikkâti dağıtmak istemeyen,

* Sessiz iş yapmak(!) için ayakkabılarının dışına çorap geçirmiş olan bir hırsız vb,

Nasıl geri gönderecekti zamansız gelen hapşırığı…

Dedim ki doktoruma:

- Bu gidişle benim iyileşmem pek mümkün görünmüyor; nasıl edeyim de engelleyeyim hapşırığımı?

Doktorum gayet emin bir şekilde:

- Bizim Kızılderili akrabalarımız, hapşırık gelince dillerini üst damaklarına yapıştırıp beklerlermiş…

Aynen ben de uyguladım ve tam dört hafta hiç hapşırmayıp kaynakladım kaburgalarımı. Ve kendimi firenleyip durduğum o dört haftanın bittiği gün de sipora geri döndüm. Tabi aklım hep kırılan kaburgalarımda olmak üzere…

“Bilgiyi paylaşmadaki yegâne korkum; iyilerin ilgisizliklerine karşın, kötülerin o bilgiyi derhal kullanmaya kalkışmalarıdır.”(Filozof Torlakon)

Yukarıdaki püf noktasını öğrenen bir hırsız veya terörist, onu kulağına küpe edecek ve gelen ilk hapşırıkta denemeye kalkışacak, yandaşlarına da öğretecektir. İyiler de denesin, duyarlı olsun ve birbirlerine öğretsinler…

Ne yapsaydı Edison?

Bazıları kötü amaçlar için kullanabilirler diye elektiriği îcat etmese miydi?...

“İşe yaramayan insanların kötüleri zararsız, iyileriyse zararlıdır. Çünkü; işe yaramayan kötüler iyileri cesâretlendirmez, iyilerse kötüleri cesâretlendirir. Dünyanın barış ve huzura hasret kalması bu yüzdendir.”(Filozof Torlakon)

  Editör :  TORLAKON

2506 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 231 Puan Verildi
 Kaynak :  TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Kategori ¬ TORLAKONDAN

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  DEĞERLİ CANLAR MERHABA Torlakon ocağı, Türk Milletinin ve insanlığın bekâsı için tütmektedir. Nefesi olmak istiyorum, kâlbi vatan için atanın; sesi olmak istiyorum, toprakta kefensiz yatanın(TORLAKON)  

 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
ÇEÇELİ KARA MURAT ÇEÇELİ KARA MURAT
Minkarip-Mıngırap köyü bugünkü ismiyle Çamyuva köyünde yapılan muharebeyi kaybeden Yunan kuvvetleri panik halinde Gediz civarındaki kuvvetlerle birleşmeyi amaçlamaktadır. Ama yollarını kaybetmişlerdir. Mıngırap ve Aşağı Karacahisar köylerini ateşe ve...
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 130
 Dün : 186
 Toplam : 686965
 Ip No : 54.162.159.33
     
 
 Vatan Size Minnettar
 

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 6.2671 6.2784
  Euro 5.5463 5.5830
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

   © Copyright - 2008- TÜRK FİLOZOF TORLAKON - Tüm Hakları Saklıdır. 

TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.