Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
TORLAKONDAN - Benden sana dört akçe - TÜRK FİLOZOF TORLAKON
   
 Benden sana dört akçe

Benden sana dört akçe
 Yazı Boyutu

 Tarih : 11.11.2010 - 14:14:32


Pırıl pırıl olan helaya icraat yapmaya cesaret edemez ve geleneksel olarak yaptıkları yola baş vurur; odanın ortasına serdiği mendile yapar kakasını. Daha sonra, dört ucundan tutarak kaldırdığı mendille birlikte pencereye doğru yönelir. Mendili havad

 

 
   “Benden sana dört akçe”

“Ne kadar fazla yuvarlak olursanız, uçurumun dibini de o kadar çabuk boylarsınız.”(Torlakon öğretisi)

   Sabah yürüyüşü için evden çıkan filozof Torlakon “Şu çöpü yoldan kaldırayım, bu atığı kaldırımdan alıp çöpe atayım” demeden edemez. Çoğu zaman olduğu gibi iş sabah yürüyüşü olmaktan çıkıp, çevre temizliği ameliyesine dönüşür…

Yine birgün çer çöp toplarken, küfür makâmında söylenip duran bir başkasıyla karşılaşır. O da aynı şekilde çöp toplamaktadır. Aralarında şöyle bir konuşma geçer:

*** Torlakon – Kolay gelsin komşum! Hayırdır, nedir böyle seni dellendiren?

--- Komşusu – Yâhu memleketi bir an boş bırakmaya gelmiyormuş be! Yoksa çöplüğe çeviriyorlarmış!...

*** Hay’rola nereye gitmiştin?

--- Avrupalara gitmiştim ekmek parası için kırk yıl kadar önce. Memleketi tertemiz arkada bırakmıştım o zamanlar. Bu kadar vatan hasreti çekiş yeter diye geri dönüş yaptım geçenlerde. Bir de gördüm ki çöplüğe dönmüş güzel memleketim… Oysa bizler elin gurbetinde memleketimizden şehit haberleri aldığımızda yüreğimiz paralanıyordu yıllardır. Gelip gördük ki; birileri genç yaşında bir karış vatan toprağı için can verirken, birçokları da alçakça kirletme ve ihanet edip peşkeş çekme derdindeymiş!...

*** Hmmm, aynı dert!. Sorumluluk derdi derler buna “Emanete sahip çıkma sorumluluğu”. Aklı olmayan hayvanlar kirletebilir, fakat insan olanlar, yararlandıkları her şeyi daha temiz olarak bırakmakla ispatlarlar insanlıklarını. “Arslan yatağından belli olur” sözü de insanlar içindir, aslanlar için değil. Hayvanlar zaten kendi bölgelerini bile çişleri kakalarıyla belirliyorlar… Haklısın, sizler gideliberi kendi özünden çok şey kaybetti insanımız. Türk’ü Türk yapan değerleri göz önüne aldığımızda “Türkler nereye gitti?” veya “Acaba Türkiye’de kaç Türk kaldı?” diye sormadan edemez hale geldik. Kola içire içire, sığır eti diye domuz eti-yağı yedire yedire, kirli-kaypak-sapık-eşcinselliğe meyilli bir toplum oluşturdular… Fakat dertlenme! Ortalarda hiç görünmedikleri halde, özlerini korumakta direten ve vatana hizmet uğrunda kendi çaplarını çatlatırcasına çabalayan canlarımız sağ olsun. Kurtuluş yolunda “Her ilden güvenilir üç kişi yeter” diye bildirmiş Türk’ün Atası Yörük Mustafa. Bir sen, bir ben, bir de emmimin oğlu yetmez miyiz?

--- Yeteriz evelAllah!...

*** Acaba hiç aklına gelmiş miydi; on yıllardan beri Avrupa ülkelerini arşınladın, otuz yıldan fazla Fransa’da yaşadın, farklı insanlarla ve irfanlarla(kültürlerle) karşılaştın, oralardaki çevre temizliği bilinci ve duyarlılığı sende yerleşti. Hiç oralara gitmemiş olsaydın, yine aynı bilinç ve duyarlılıkta mı olurdun, yoksa, “Haliç’te Yaşayan Simonlar” gibi pisliğe mi alışırdın?

--- Valla orasını hiç düşünmemiştim…

*** Her neyse… Sana bir tarihsel olay anlatayım da teselli olsun:

Avrupa’da daha hamam ve hela irfanının oluşmadığı yıllarda İstanbul’a gelen Fransız başlarından(majestelerinden) biri, kaldığı handaki temizliğe hayran kalır. Hela(tuvalet) ihtiyacı oluştuğu sırada, pırıl pırıl olan helaya icraat yapmaya cesaret edemez ve geleneksel olarak yaptıkları yola baş vurur; odanın ortasına serdiği mendile yapar kakasını. Daha sonra, dört ucundan tutarak kaldırdığı mendille birlikte pencereye doğru yönelir. Mendili havada bir iki sallayıp da aşağıya fırlatmak isterken, bir ucunun elinden sıyrılmasıyla birlikte icraat tavana yapışır. Çaresiz bir şekilde, han görevlisi olan delikanlıyı çağırır ve “Onu oradan temizlersen sana iki akçe vereceğim” der. Bizim delikanlı da, bir Fransız’a ve bir de tavanda yapışık icraata bakıp şaşırarak cevap verir; “Aman majesteleri! O icraatı oraya yapmayı nasıl becerdiğinizi bir anlatın da, ben size dört akçe vereyim.”…

--- J)))…

(TORLAKON; Türk Savunma Sanatı{ÇAKIRPENÇE} ve Hayat Felsefesidir)


  Editör :  TORLAKON

3094 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 115 Puan Verildi
 Kaynak :  TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Kategori ¬ TORLAKONDAN

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  DEĞERLİ CANLAR MERHABA Torlakon ocağı, Türk Milletinin ve insanlığın bekâsı için tütmektedir. Nefesi olmak istiyorum, kâlbi vatan için atanın; sesi olmak istiyorum, toprakta kefensiz yatanın(TORLAKON)  

 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
Tehlike anında ne yapmamalı? Tehlike anında ne yapmamalı?
Psikologlar insanların stres ve baskı altında kendilerine zarar verecek kararlar alabildiğini söylüyor. Bazen mucizevi kurtulma hikâyeleri ortaya çıksa da bu genellikle yaptıkları sayesinde değil, onlara rağmen oluyor. Felaketlerden kurtulma eğitimle...
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 18
 Bugün : 106
 Dün : 244
 Toplam : 691372
 Ip No : 54.198.55.167
     
 
 Vatan Size Minnettar
 

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 5.8113 5.8218
  Euro 5.1867 5.2210
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

   © Copyright - 2008- TÜRK FİLOZOF TORLAKON - Tüm Hakları Saklıdır. 

TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.