Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
TORLAKONDAN - TIBBÎ TERİMLER SÖZLÜĞÜ - TÜRK FİLOZOF TORLAKON
   
 TIBBÎ TERİMLER SÖZLÜĞÜ

TIBBÎ TERİMLER SÖZLÜĞÜ
 Yazı Boyutu

 Tarih : 05.05.2009 - 15:52:23


İlaçların tanıtım belgeleri üzerinde; etkileri, yan etkileri, uyarılar-önlemler, ilaç etkileşimleri vs gibi başlıklar altında bir sürü bilgi mevcut. Fakat bilgilerdeki çoğu terimleri sadece Tıp Uzmanları anlayabiliyor. Halk da anlayabilsin istiyoruz.

 

TIBBÎ TERİMLER SÖZLÜĞÜ

 

KISA ÜRÜN BİLGİSİ (KÜB) VE KULLANMA

TALİMATININ (KT) HAZIRLANMASINDA

KULLANILMAK ÜZERE

26.09.2008

(Güncelleme :1)

 

 

İLAÇ VE ECZACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Terim

İngilizce

Türkçe öneri

A

 

 

abdominal ağrı

abdominal pain

karın ağrısı

Abdominal distansiyon

Abdominal distension

Karın şişkinliği

abnormal gait

 

yürüyüş tarzında anormallik

aborsiyon

abortion

düşük yapma

abortus

abortus

Düşük

abrazyon

abrasion

sıyrık

abse

abscess

irin kesesi (Abse)

absorpsiyon

absorption

emilim

abstinens

abstinence

yoksunluk

adale

muscle

kas

adaptasyon

adaptation

uyum, uyarlama

Addison Hastalığı

Addison's disease

Addison Hastalığı (böbreküstü bezlerinin iyi çalışmaması durumu.)

ADE İnhibitörleri

Angiotensin Converting Enzyme Inhibitors, ACE Inhibitors

Bk. Anjiotensin Dönüştürücü Enzim İnhibitörleri (ADE İnhibitörleri), (ADEİ)

adenit

adenitis

lenf bezi iltihabı (Ör: lenf adenopati:lenf bezinin iltihabı)

adenoit

adenoid

Geniz eti

adenokarsinom

adenocarcinoma

Adenokarsinom (bir kanser türü)

adenopati

adenopathy

Lenf bezlerinin büyümesi

adeziv

adhesive

yapışkan

adezyon

adhesion

Yapışıklık , Yapışma

adipoz

adipose

yağ

adipoz doku

adipose tissue

yağ dokusu

aditif

additive

ek

adjuvan

adjuvant

yardımcı

adolesan

adolescence

ergen; buluğ

adrenal

adrenal

böbreküstü

Adrenal gland

 

böbrek üstü bezi

adsorbat

adsorbate

Yüzeye tutunmuş bileşik

adsorbe

adsorbed

Yüzeyine tutunmuş

adsorpsiyon

adsorption

Yüzeye tutunma

adult

adult

yetişkin, erişkin

Advers etki

Adverse effect

Yan etki

afebril

afebrile, apyretic, apyrexial

ateşsiz

afektif

affective

duygu durum

afektif   bozukluklar

affective disorders

duygu durum bozuklukları,

 

agorafobi

agoraphobia

Açık alan korkusu

agranülositoz

agranulocytosis

Agranülositoz,

(beyaz kan hücreleri sayısında azalma)

agregasyon

agregation

Kümelenme

agregat

agregate

Küme

agresif

aggressive

saldırgan

airway

airway

Hava yolu

ajitasyon

agitation

huzursuzluk

ajite

agitated

Huzursuz

akatizi

acathisia

yerinde duramama hali

aklorhidri

achlorhydria

mide asidi yokluğu

akne

acne

sivilce

akneform erüpsiyon

acneform eruption

sivilce benzeri cilt döküntüsü

akomodasyon

accommodation

göz merceğinin farklı uzaklıklara uyumu

akomodasyon bozuklukları

accomodation disorders

göz merceğinin farklı uzaklıklara uyum  bozukluğu

akromegali

acromegaly

Akromegali (Büyüme hormonu fazlalığına bağlı yüz, el ve ayakların anormal büyümesi )

aksilla

axilla

koltuk altı

aktif

active

etkin

aktif immünizasyon

active immunization

aktif bağışıklama, aşılama

aktivasyon

activation

etkinleştirme, etkinleşme

aktivite

activity

etkinlik

akut

acute

akut

akümülasyon

accumulation

birikme

albüminüri

albuminorrhea

idrarda albümin bulunması

alergoit

allergoid

Alergoit  (alerji yapma özelliği az olan, alerjiye zemin hazırlayan madde)

alerji

allergy

Alerji

algoritma

algorithm

akış şeması

alimentasyon

alimentation

Beslenme

aljezik

algesic

ağrı oluşturan

alopesi

alopecia

saç dökülmesi; kellik

alternatif

alternative

seçenek; seçenekli

altünite

subunit

Alt birim

ambliyopi

amblyopia

görme keskinliğinin azalması

ambulatuvar

ambulatory

Ayaktan

amenore

amenorrhea

adet görmeme

amfizem

emphysema

amfizem (doku veya organlarda aşırı hava birikmesi)

amnezi

amnesia

Unutkanlık

ampirik

empiric

deneyime dayalı

amputasyon

amputation

Kesme

anafilaktik, anafilaktoit reaksiyon

anaphylactic, anaphylactoid reaction

Ani aşırı duyarlılık tepkisi

Anaflaksi

anaphylaxis

Vücudun alerji oluşturan maddelere karşı verdiği çok şiddetli yanıt, ani aşırı duyarlılık

analjezi

analgesia

ağrının kesilmesi

analjezik

analgesic

ağrı kesici

anemi

anemia

kansızlık

anemik

anemic

Kansız

anestezi

anesthesia

Anestezi

anestezik

anesthetic

anestezi yapan ilaç

anevrizma

aneurysm

Anevrizma (Damarda bölgesel şişkinlik, balonlaşma)

anjin

tonsillitis

bademcik iltihabı

Anjina pektoris

angina pectoris

Anjina pektoris (kalbi besleyen damarların daralması/tıkanması ile ortaya çıkan göğüs ağrısı)

anjiyoödem, anjiyonörotik ödem

angioedema, angioneurotic oedema

Alerji sonucu yüz ve boğazda şişme

ankiloz

ankylosis

eklem sertliği

Ankilozan spondilit

ankylosing spondylitis

ankilozan spondilit (sırt eklemlerinde sertleşme ile seyreden ağrılı ilerleyici bir romatizmal hastalık)

anksiyete

anxiety

kaygı, endişe

anomali

anomaly, abnormality, malformation, deformity

kusur, kusurlu oluşum

anoreksi

anorexia

iştahsızlık

antagonist

antagonist

karşıt etki gösteren

antero-lateral

antero-lateral

ön-yan

antiaritmik

antiarrhythmic

Kalp ritm bozukluğuna karşı kullanılan

antibakteriyel

antibacterial

Bakterilere karşı etkili

antidepresan

antidepressant

Depresyona/ruhsal çöküntüye karşı etkili

antiepileptik

antiepileptik

sara tedavisinde etkili

antifungal

antifungal

Mantar hastalıklarına karşı etkili.

antihipertansif

antihypertensive

Tansiyonu, kan basıncını düşüren

antihistaminik

antihistamines

Alerjik hastalıklara karşı etkili

antiinflamatuvar

anti-inflammatory

İltihap giderici

antijen

antigen

Antijen (Vücutta alerji oluşturan  madde)

antikoagülan

anticoagulant

kan pıhtılaşmasını önleyen

antikor

antibody

antikor (alerji  oluşturan maddeye karşı vücudun ürettiği savunma proteini)

antipiretik

antypyretic

ateş düşürücü

antipsikotik

antipsychotic

antipsikotik (şizofreni, psikotik depresyon gibi psikiyatrik hastalıkların tedavisinde etkili)

antitussif

antitussive

Öksürük kesici

anüri

anuria

İdrar yokluğu

aparat

apparatus

Cihaz , aygıt

apati

apathy

kayıtsızlık

aplastik anemi

aplastic anaemia

aplastik anemi (kan hücreleri sayısında ciddi azalma)

aplikasyon

application

uygulama

aritmi

arrhythmia

kalp atım düzensizliği.

aritmojenik

arrhytmogenic

kalpte atım düzensizliğine neden olan

arrest

arrest

Durma

arter

artery

arter (atardamar)

arter içine uygulama

intraarterial use

arter (atardamar) içine uygulama

artralji

arthralgia

Eklem ağrısı

artrit

arthritides

eklem iltihabı

artroz

arthrosis

eklem hastalığı

aselüler

acellular

hücresiz

asemptomatik

asymptomatic

belirtisiz

aspartat aminotransferaz ,

alanin aminotransferaz,

 

aspartate aminotransferase,

alanine aminotransferase

aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT)

Karaciğer enzimleri

aspergilloz

Aspergillosis

aspergilloz  (Bir tür mantar hastalığı)

Aspirasyon

aspiration

Emerek boşaltma

Aspirasyon pnömonisi

Aspiration pneumonia

Aspirasyon pnömonisi  (solunum yoluna mide içeriğinin kaçması sonucu gelişen akciğer iltihabı)

asteni

asthenia

Kuvvetsizlik, Güçten düşme

astma

asthma

astım

atak

attack

kriz. Ör. iskemik kriz (atak)

ataksi

ataxia

ataksi (hareket kontrolünde zorluğa bağlı yürüme bozukluğu)

atenüe

attenuated

zayıflatılmış

ateroskleroz

atherosclerosis

damar sertliği

aterotromboz

Atherothrombosis

atardamarlarda pıhtı nedeniyle tıkanma

atriyum

atrium

Kalp kulakçığı

atriyal fibrilasyon

Atrial fibrilation

Kalpte bir çeşit atım bozukluğu

B

 

 

bağırsak

intestines

bağırsak

bakteremi

bacteremia

Bakterilerin veya bakteri toksinlerinin kana geçmesi.

balanit

balanitis

penis baş bölgesi iltihabı

baseline

baseline

başlangıç düzeyi

batın

abdomen

karın

baz(al)

basal

temel; alt; tabana yakın veya tabanda

beher

every

her bir (tablet)

benign

benign

iyi huylu, selim

Beyaz ırk

Caucasian

beyaz ırk

bilateral

bilateral

iki taraflı

biliyer

biliary

safra(yla ilgili)

bipolar bozukluk

bipolar disorder

Bipolar bozukluk, (Ruhsal durumdaki zıt yönlü değişiklikler)

biyopsi

biopsy

(teşhis koymak amacıyla) doku örneği almak

blastomikoz

Blastomycosis

blastomikoz  (Bir tür mantar hastalığı)

blefarit

blepharitis

blefarit (Göz kapağı kenarındaki yağ bezelerinin iltihabı)

bolus

bolus

bir defada verme

Bozukluk

Impairment

bozukluk

bölgesel

regional

Bölgesel

bradikardi

bradycardia

kalp atımının yavaşlaması

Bronkodilatasyon

bronchodilatation

solunum yolunun genişlemesi

bronkodilatör

bronchodilator

solunum yolu genişletici

bronkokonstriksiyon, bronkospazm

bronchoconstriction, bronchospasm

Bronşların daralması, bronşların spazmı

Bronkokonstriktör

bronchoconstrictor

solunum yolunu daraltıcı

bronşiektazi

bronchiectasia, bronchiectasis

Bronşların harabiyeti sonucu kalıcı genişlemesi

bronşit

bronchitis

bronş iltihabı

bulanık

turbid

bulanık

bursit

bursitis

eklem çevresindeki keselerin iltihabı

bül

bulla, bleb, blister

sıvı dolu kabarcık

C-Ç

 

 

check-up

check-up

genel kontrol

columna vertebralis

columna vertebralis

Omurga

Coombs testi

Coombs' test

Alyuvarlarla ilgili bir kan testi

çoklu doz

multiple dose

çoklu doz

çürük

bruise

çürük

D

 

 

dahili

internal

İç

dahiliye

internal diseases

iç hastalıkları

dansite

density

Yoğunluk

defekasyon

defecation

Dışkılama

defekt

defect

kusur, bozukluk, eksiklik

defektif

defective

kusurlu, bozuk, eksik

defisit

deficit

Eksiklik

deformasyon

deformation

Şekil bozukluğu

deforme

deformed

şekli bozulmuş

deformite

deformity

şekil bozukluğu,kusur

dehidratasyon

dehydration

Su kaybı.

dejenerasyon

degeneration

Bozulma

dekonjestan

decongestant

dekonjestan  (burun tıkanıklığını gideren)

deliryum

delirium

deliryum ( huzursuzluk- taşkınlık, hezeyan gibi belirti gösteren ani geçici bilinç bozukluğu)

delüzyon

delusion

Sanrı, kuruntu

demans

dementia

bunama

demarkasyon

demarcation

Sınır belirleme, ayırma

depresyon

depression

ruhsal çöküntü (depresyon)

derin ven trombozu,

DVT

deep vein thrombosis/venous

thromboembolism (VTE)

toplar damar tıkanıklığı

dermatit

dermatitis

Dermatit (Bir tür deri hastalığı)

dermatomikoz

dermatomycosis

Dermatomikoz (Bir tür mantar hastalığı)

dermatoz

dermatosis

deri hastalığı

dermografizm

dermatographism

Alerjiye yatkınlığı tespit etmek üzere yapılan deri testi

desensitizasyon

desensitization

duyarsızlaştırma

destrüksiyon

destruction

yıkım

dezavantaj

disadvantage

dezavantaj , olumsuzluk

dış gebelik

ectopic pregnancy

dış gebelik

Dış gebelik

Ectopic pregnancy

Rahim dışında gelişen gebelik

diferansiye

differentiate

Farklılaşmış,

difteri

diphtheria

Difteri, kuşpalazı

difüz

diffuse

yaygın

dilüe

diluted

seyreltik

dilüe etmek

to dilute

seyreltmek

diplopi

diplopy

çift görme

direkt

direct

doğrudan

disemine

disseminated

Yaygın, genel

disfoni

dysphonia

konuşmanın bozulması

disfonksiyon

dysfunction

işlev bozukluğu

diskinezi

dyscinesia

istemli hareketlerde bozukluk

dismenore

dysmenorrhea

ağrılı adet görme

dispepsi

dyspepsia, indigestion

Hazımsızlık, sindirim bozukluğu

dispne

dyspnea

nefes darlığı , nefes almada güçlük

disritmi

disrhythmia

kalp atım bozukluğu

distoni

distoni

kaslarda istemsiz kasılmaların neden olduğu hareket bozukluğu

diüretik

diüretic

idrar söktürücü

diyabet

diabetes, diabetes mellitus

şeker hastalığı (diyabet)

Diyabetik ketoasidoz

Diabetic ketoacidosis

şeker hastalarında açlık durumunda  kanda aşırı miktarda asit birikimi

diyagnostik

diagnostic

tanıyla ilgili, tanısal

diyagnoz

diagnose

tanı

diyare

diarrhea

ishal

diyet

diet

diyet

dizartri

disartri

konuşma veya dil ile ilgili bozukluk

dizestezi

disestezi

hissizlik, karıncalanma gibi anormal duyu

dizfaji

dysphagia

yutamama, yutma güçlüğü

dizüri

disüri

ağrılı idrar yapma

dolaşım

circulation

dolaşım

dolor

dolor

ağrı

dominant

dominant

baskın

döküntü

rash

döküntü

E

 

 

eflaks

efflux

Eflaks (Dışa yönelik akım)

ejakülasyon

ejaculation

meni (sperm) boşalması

ekimoz

ecchymosis

deride morarma

eklampsi (gebelik toksemisi)

eclampsia

Eklampsi (gebelikte havale nöbetleri, kan basıncı artışı, idrarda protein bulunması ve vücudun su tutmasıyla seyreden hastalık)

eklem

joint

eklem

Eksiklik

deficiency

Eksiklik

eksitabilite

excitability

uyarılabilme, uyarılabilirlik

eksternal

external

dış, dışla ilgili

ekstrakt

extract

Özüt, öz

ekstraselüler

extracellular

Hücre dışı

ekzoftalmi

exophthalmus

göz küresinin anormal şekilde dışarı çıkması

elektrokardiyogram,

EKG

electrocardiogram, ECG

EKG (kalbin elektriksel etkinliğine ait kayıt)

elektrolit

electrolyte

elektrolit

elektrolit dengesizliği

electrolyte imbalance

Elektrolit dengesizliği

eliminasyon

elimination

vücuttan uzaklaştırılma

elongasyon

elongation

uzama

emboli

emboli (çoğul)

embolus (tekil)

damar tıkacı ( emboli)

Emboli (damar tıkacı)

emetojenik

emetogenic

kusmaya neden olan, kusturucu

emosyonel labilite

emotional lability

duyguların değişkenliği, dalgalanması

emülsiyon

emulsion

Emülsiyon (sıvı-sıvı karışımı)

endikasyon

indication

İlacın kullanıldığı durum

endürasyon

induration

Sertleşme,

enfeksiyon

infection

Enfeksiyon (iltihap oluşturan mikrobik hastalık)

enflamasyon

inflammation

iltihap

enfluenza

influenza

grip

enjeksiyon

injection

Enjeksiyon, zerk

ensefalomiyelit

encephalomyelitis

beyin-omurilik iltihabı

enterokolit

enterocolitis

ince ve kalın bağırsağın birlikte iltihaplanması

entübasyon

intubation

herhangi bir kanal ya da boşluğa tüp yerleştirme

enürezis noktürna

nocturnal enuresis; bed-wetting

gece işemesi; yatak ıslatma

eozinofili

eosinophilia

kanda eozinofil (bir tür alerji hücresi) sayısında artış

epidemi

epidemicity

salgın

epididimit

epididymitis

Epididimit (Testis arkası iltihabı)

epilepsi

epilepsy

sara

epistaksis

epistaxisis

burun kanaması

ergin, olgun

mature

ergin, olgun

eritem

erythema

Deri üzerinde oluşan kızarıklık

eritema multiforma

erythema multiforme

Eritema multiforma (genelde kendiliğinden geçen, el, yüz ve ayakta dantele benzer kızarıklık oluşturan, aşırı duyarlılık durumu)

eritematöz

erythematous

kızarık

eritrosit

erythrocyte, red blood cell

alyuvar, kırmızı kan hücresi

etiyoloji

etiology

Hastalık nedeni

Etkin, İlaç

agent

ilaç

etkisizleştirilmiş

inactivated

etkisizleştirilmiş

evre, derece

grade

Evre, derece

Evrelendirme, derecelendirme

grading

Evrelendirme, derecelendirme

F

 

 

faranjit

pharyngitis

yutak (farinks) iltihabı

farinks

pharynx

yutak

farmasötik form

pharmaceutical form

ilaç şekli

fasiyal paraliz

fascial paralysis

yüz felci

fatal

fatal

ölümcül

febril

febrile

ateşli

Febril nötropeni

Febrile neutropenia

Vücuttaki savunma hücreleri sayısının düşüşüne bağlı gelişen durum

feçes

feces

dışkı

felç , inme

stroke

Felç, inme

femur

femur

uyluk

fenilketonüri (Folling hastalığı)

phenylketonuria (Folling's disease)

Fenilketonüri (kalıtımsal enzim eksikliği sonucunda ortaya çıkan metabolik hastalık)

fetal

fetal

cenine ait

fetüs

fetus

cenin

fibromiyalji

fibromyalgia

Kulunç, kas ağrısı

flatulans

flatulance

Gaza bağlı mide-bağırsakta şişkinlik

flebit

phlebitis

toplardamar iltihabı

Flushing

Flushing

Al basması

fobi

phobia

Sebepsiz korku, fobi

folikül stimülan hormon

follicle-stimulating hormone, FSH

folikül uyarıcı hormon

fonksiyon

function

işlev

form

form

biçim, şekil

formasyon

formation

oluşum

fotofobi

photophobia

ışıktan ya da aydınlıktan rahatsız olma acı duyma durumu

fotosensitizasyon

photosensitization

ışığa karşı duyarlı olma hali

fragman

fragment

parçacık

fraksiyon

fraction

bölüm

fronkül

frunculus

çıban

fulminan

fulminant

hızlı giden ve kötüleşen

Fungistatik

fungistatic

mantarın üremesini durduran

fungus

fungus

mantar

Fungusid

fungicide

mantarı öldüren

G

 

 

gaita  , feçes

feces

dışkı

galaktore

galactorrhea

meme ucundan sürekli süt ve süt benzeri akıntı gelmesi

galaktozemi

galactosemia

Galaktozemi ( kanda  bir tür şekerin yükselmesi)

ganglion

ganglion

sinir düğümü

gastrik

gastric

mideye ait, midede bulunan

gastrit

gastritis

Gastrit (mide mukozası iltihabı)

gastroenterit

gastroenteritis

ishal ve kusma ile birlikte görülen mide ve bağırsak enfeksiyonu

Gebe

pregnant

hamile

geçici iskemik atak

 

beyine giden damarların geçici tıkanması sonucu oluşan geri dönüşümlü bir tür felç

genito-üriner sistem

genitourinary system

üreme ve idrar yolları sistemi

gevşeme

relaxation

gevşeme

girişim

intervention

girişim

glikozüri

glycosuria

idrarda şeker tespit edilmesi

glokom

glaucoma

göz içi basıncının artması

glossit

glossitis

dil iltihabı

glottis

glottis

Ses tellerinin bulunduğu gırtlak bölgesi

gonore

gonorrhea

bel soğukluğu

görsel

visual

görsel

gösterge, belirteç

marker

gösterge, belirteç

granül

granule

granül

greft

graft

yama

guatr

goiter

tiroid bezinin büyümesi hali

Guillain-Barré sendromu

Guillain-Barré syndrome, acute febrile polyneuritis, acute idiopathic polyneuritis

Guillain-Barré sendromu (Viral enfeksiyon sonrası gelişen bir rahatsızlık.)

gut

gout

Gut (damla hastalığı)

Güvenlilik

safety

güvenlilik

H

 

 

hafıza yitimi, bellek yitimi

memory deficit

hafıza yitimi, bellek yitimi

Hafıza, bellek

memory

hafıza, bellek

halitoz

halitozis

ağız kokusu

halüsinasyon

hallucination

Varsanı, Hayal görme

Hassasiyet, duyarlılık

sensitivity

Hassasiyet, duyarlılık

Havale, tutarık

convulsion

havale

Hazım, sindirim

digestion

hazım

hematemez

hemathemesis

Kan kusma

hematom

hematoma

Bölgesel kan birikmesi (hematom)

hematopoetik

hematopoietic

Kan ve kan hücre yapımı ile ilgili

hematüri

hematuria

idrarda kan tespit edilmesi

hemipleji

hemipleji

Hemipleji (yarı felç)

hemodiyaliz

hemodialysis

kan diyalizi (kanın temizlenmesi işlemi)

hemolitik anemi

haemolytic anaemia

Bir tür kansızlık (hemolitik anemi)

hemoliz

hemolysis

kan hücreleri yıkımı

hemoptizi

hemophtysis

Kan tükürme

hemoraji

hemorrhage

kanama

hepatik kolestaz

hepatic cholestasis

Karaciğer içi bir nedene bağlı olarak safra akışının yavaşlaması veya durması

hepatit

hepatitis

Karaciğer iltihabı

hepatobiliyer

hepatobiliery

karaciğer, safra ve safra yolları

heredite

heredity

soyaçekim, kalıtım

herediter

hereditary

kalıtsal

herni

hernia

fıtık

Herpes

herpes

uçuk

hıçkırık

hiccup

hıçkırık

HIV

human immunodeficiency virus, (HIV)

İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü

hiperakuzi

hyperacusia

işitme yeteneğinin normalin üstünde artması durumu

hiperaldosteronizm

hyperaldosteronism

Böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışmasından oluşan hastalık

hiperasalivasyon

hypersalivation

salya üretiminde artış

hiperestezi

hyperesthesia

hastanın uyarıları olduğundan daha şiddetli olarak algılaması

hiperglisemi

hyperglicemia

kan şeker düzeylerinde artış

Hiperhidroz

 

Aşırı terleme

hiperkalemi / hiperpotasemi

hyperkalemia/hyperpotassemia

kan potasyum düzeyinin normalin üstüne yükselmesi

hiperkinezi

hypercinesia

aşırı hareket

hiperpigmentasyon

hyperpigmentation

deride renk koyulaşması

hipersensitivite

hypersensitivity

aşırı duyarlılık

hipertansiyon

hypertension

yüksek tansiyon

hipertermi

hyperthermia

vücut ısısının 40°C 'nin üstüne çıkması

hipertiroidizm

hyperthyroidism

vücutta tiroid hormonunun gereğinden fazla üretilmesi

hipertoni

hypertonia

Kasların aşırı gerginliği

hipertrofi

Hypertrophia

Vücudun herhangi bir bölümünün büyümesi

hiperürikozüri

hyperuricosuria

idrarla ürik asit atılımı

hiperürisemi

hyperuricemia

kanda ürik asit miktarının yükselmesi

hipnotik

hypnotic

Uyku verici

hipoestezi

hypoesthesia

duyu azalması

hipoglisemi

hypoglisemi

kan şeker düzeyinde azalma

hipokalemi

hypokalemia

kan potasyum düzeyinin normalin altına düşmesi

hipokinezi

hypocinesia

aktivite veya motor işlevlerinin azalması

hipoklorhidri

 

mide asidi eksikliği

hipomani

hypomania

dikkat artışı, hareketlilik, yorulmazlık ve tepkilerin artması ile belirgin ruh hastalığı

hiponatremi

hyponatremia

kanda sodyum düzeyinin normalin altına düşmesi

hipotansiyon

hypotension

düşük tansiyon

hipotoni

hypotonia

kasların gerginliğini yitirmesi

histoloji

histology

dokubilim

histoplasmozis

Histoplasmosis

Histoplasmozis (Bir çeşit mantar hastalığı)

homojen

homogeneous

benzer özellikte, tekdüze

Hordeolum, arpacık

hordeolum

arpacık

I-İ

 

 

içerik, kapsam

Ingredient

içerik

idame

maintaince

İdame, devam ettirme

İdyopatik

idipathic

sebebi bilinmeyen

idrar retansiyonu

urine retention

idrar yapamama, işeme zorluğu

ihtiva eden

contain

içeren, kapsayan

İltihap, yangı

inflammation

iltihap, yangı

immatür

immature

olgunlaşmamış

immun

immune

bağışık

İmmun globulin

ımmunoglobulin

Vücutta bulunan bağışıklık proteini

immün sistem

immune system

bağışıklık sistemi

immün yanıt

immune response

bağışıklık yanıtı

immünomodülatör

immunomodulator

Bağışıklık düzenleyen

immünosüpresif

immunospressive

bağışıklık sistemini baskılayan

immünoterapi

immunotherapy

bağışıklık tedavisi

impetigo

impetigo vulgaris

derinin bulaşıcı yüzeysel mikrobik enfeksiyonu

impotens

impotence

cinsel güçsüz­lük, iktidarsızlık

in vitro

in vitro

Laboratuar ortamında

in vivo

in vivo

canlı varlıkta, vücutta

inaktif

inactive

etkisiz

indükleyici

inducer

uyarıcı

infant

infant

Bebek (0-1 yaş)

infiltrasyon

infiltration

sızma

influks

influx

İçeri akma

inguinal

inguinal

kasığa ait

inhibe etmek

(to) inhibit

engellemek, önlemek, bastırmak

inkontinans

incontinence

tutamama, kaçırma

inkoordinasyon

incoordination

eş güdüm(koordinasyon) bozulması

inkübasyon

incubation

kuluçka

insizyon

incision

Cerrahi kesi

insomnia

insomnia

uykusuzluk

instabilite

instability

dayanıksızlık, kararsızlık

integrasyon

integration

Bütünleşme

interdigital

interdigital

Parmak arası

interselüler

intercellular

hücreler arası

intersitisyel nefrit

interstitium nefrit

İştahsızlık, aşırı susama, kusma ile seyreden böbrek iltihabı

interstisyum

interstitium

doku aralıkları

intoksikasyon

intoxication

zehirlenme

intolerans

intolerance

ilacın etkisine dayanıksızlık, tahammülsüzlük

intraabdominal

intraabdominal

karın içi

intramüsküler

intramuscular

Kas içi

intraoküler basınç

intraocular pressure

Göz içi basıncı

intraoperatif

intraoperative

Ameliyat sırasında

intraselüler

intracellular

hücre içi

intrauterin

intrauterine

Rahim içi

intravenöz

intravenous

toplardamar (ven) içi

intravezikal

intravesical, endovesical

mesane içi

intussusepsiyon

intussusception

Bağırsak düğümlenmesi

invaziv

invasive

1)      yayılmacı

2)      girişimsel

irigasyon

irrigation

yıkama

iris

iris

Gözün renkli kısmı

iritabilite

irritability

uyaranlara karşı aşırı duyarlı olma durumu, tepki gösterme yeteneği

iritasyon

irritation

tahriş

irreverzibl

irreversible

geri dönüşümsüz

itrah

excretion

atılma

itrah etmek

excretion

vücuttan dışarı atmak

J

 

 

jeneralize

generalized

Yaygın, genel

jenerasyon

generation

kuşak, nesil

jinekolojik

gynecologic

kadın hastalıkları ile ilgili

jinekomasti

gynecomasti

erkekte meme büyümesi

jüvenil

juvenile

genç

K

 

 

kalp yetmezliği

cardiac failure/heart failure

kalp yetmezliği

kandidemi

Candidemia

kanda kandida türü mantarlara ait hücrelerin bulunması durumu

kandidiyaz

Candidiasis

kandidiyaz  (Bir tür mantar hastalığı)

kandidüri

Candiduria

idrarda kandida cinsi mantar bulunması

kantitatif

quantitive

miktarla ilgili

kantite

quantity

miktar

kardiyak

cardiac

kalbe ait, kalple ilgili

kaşınma

itching

kaşınma

katarakt

cataract

Göze perde inmesi

kazanılmış

acquired

kazanılmış

keçelenme

numbnesss

Keçelenme

Kemoterapi

 

Kanserde ilaç tedavisi

keratit

keratitis

gözün saydam cisminin (kornea) iltihabı

kırıklık

malaise

kırgınlık, halsizlik

kistik fibroz

cystic fibrosis,

Akciğer, böbrek veya pankreasta bozukluğa neden olan kalıtımsal bir hastalık

klasifikasyon

classification

sınıflandırma

Klerens

Clearance

Temizlenme

klorür

chloride

klorür

Koagülasyon

coagulation

Kanın pıhtılaşması

Kognitif bozukluk

Cognitive disorder

Zihinsel işlevlerde bozukluk

kolelitiyazis

cholelithiasis

Safra kesesi taşı

kolesistit

cholecystitis

safra kesesi iltihabı

kolestatik sarılık

cholestatic icterus

safra kanallarından atılım bozukluğuna bağlı sarılık

kolestaz

cholestasis

Safra akışının yavaşlaması veya durması

kolit

colitis

Kalın  bağırsak iltihabı

kombinasyon

combination

birlikte kullanım

kombine

combined

birleşik

komorbidite

comorbidity

iki hastalığın beraber bulunması

kompartıman

comparment

bölme

kompensatuvar

compensatory

dengeleyici

komplikasyon

complication

hastalıkla birlikte ortaya çıkan rahatsızlıklar

kompozisyon

composition

Bileşim

kondüksiyon

conduction

iletim

konfüzyon

confusion

Zihin karışıklığı

konjenital

congenital

Doğumsal, doğuştan

konjestif kalp yetersizliği

congestive heart failure

Kalp yetersizliğine bağlı olarak solunum yetmezliği, ödem, karaciğerde büyüme ile belirgin hastalık

konjonktivit

conjunctivitis

Bir çeşit göz iltihabı

konstipasyon

constipation

kabızlık

Kontakt dermatiti

contact dermatitis

temasla ortaya çıkan deri hastalığı

kontaminasyon

contamination

bulaşma

kontraksiyon

contraction

kasılma

kontrendikasyon

contrindication

kullanılmaması gerekli durum

koordinasyon

coordination

Uyum, eşgüdüm

koroner arter hastalığı

coronary artery disease

damar sertliği nedeni ile kalp damarlarının daralması

kreatinin

creatinine (Cr)

Böbrek fonksiyonlarını izlemek için kullanılan bir madde

kriptokokkoz

Cryptococcosis

Kriptokokkoz (Bir tür mantar hastalığı)

kromatopsi

 

Farklı renk tonlarını ayırt edememe

kromomikoz

Chromomycosis

Kromomikoz(Bir tür mantar hastalığı)

kronik

chronic

Süregelen, uzun süren

kuadrivalen

quadrivalent, tetravalent

dört değerliğe sahip

Kulak çınlaması

tinnitus

Kulak çınlaması

Kuru keratokonjunktivitit

keratoconjunctivitis sicca

kuru göz

kütanöz

cutaneous

deriyle ilgili

L

 

 

larenjit

laryngitis

gırtlak iltihabı

larinks

larynx

gırtlak

letarji

lethargy

halsizlik

lezyon

lesion

bozukluk, hasar

libido

libido

cinsel istek

Lockjaw tipi reaksiyon

lockjaw

çene kitlenmesi

lokal

local

lokal , bölgesel

lokalizasyon

localization

yerleşim

lokalize

localized

yerleşik

lökopeni

leuc/kopenia

Akyuvar sayısında azalma

lökosit

leucocyte

Akyuvar

lökositoz

leucocytosis

akyuvar sayısında artış

lösemi

 

kan hücrelerinin kanseri

lupus eritematozus

lupus erythematosus (LE)

ciltte pullanmayla kendini gösteren bir hastalık

luteinleştirici hormon

luteinizing hormone, (LH)

luteinleştirici hormon(Adet döngüsünde yer alan bir hormon)

Lyme hastalığı

Lyme disease

Kene yoluyla bulaşan bir hastalık

M

 

 

madde

substance

madde

maksimum

maximum

en yüksek

maküler ödem

Macular edema

gözün arka tarafında şişme

makülopapüler

maculopapular

deriden hafif kabarık

malabsorpsiyon

malabsorption

bağırsaklardan emilim bozukluğu

malarya , sıtma

malaria

sıtma

malformasyon

malformation

organ veya dokudaki yapısal bozukluk

Malign ,habis

malignant

Habis (kötü huylu)

mani

mani

taşkınlık nöbeti

matürasyon

maturation

olgunlaşma

medikal

medical

tıbbi

mediyatör

mediator

Aracı

melena

melena

Kanamaya bağlı katran renkli dışkı

membran

membrane

zar

menenjit

meningitis

beyin zarı iltihabı

menopoz

menopause

adetten kesilme

menstrüasyon

menstruation

adet görme

menstrüel siklus

menstrual cycle

adet döngüsü

mental

mental

zihinsel

metastaz

metastasis

yayılma

metod

method

yöntem

metroraji

metrorrhagia

adet dışı görülen kanama

mevsimsel alerjik rinit

hay fever

saman nezlesi

midriyatik

mydriatic

göz bebeği genişlemesine neden olan

midriyazis

mydriasis

göz bebeği genişlemesi

miktürasyon

micturation

İşeme, idrar yapma

minimum

minimum

En düşük

mini-stroke

 

mini felç

Minör

minor

Daha küçük, daha az

miyalji

Myalgia

Kas ağrısı

Miyastenia Gravis

Myastenia Gravis

Miyastenia gravis (Bir tür kas güçsüzlüğü hastalığı)

miyokart infarktüsü

myocardial infarction

kalp krizi

miyoklonus

myoclonus

bir kas ya da kas grubunun ani ve kısa süreli kasılmalar

miyopati

myopathy

kas hastalığı

miyozit

myositis

kas iltihabı

mobilizasyon

mobilization

1- Çözülme (kemikten kalsiyum çözülümü)

2- Hareketlenme

moniliyaz

moniliasis

pamukçuk

Monovalan

monovalent

Tek değerlikli

Morbidite

morbidity

hastalığa yol açma oranı

Mortalite

mortality

hastalığa bağlı ölüm oranı

multipl miyelom

 

kemik iliğinde gelişen bir tür kanser

mutad

familiar

alışılmış

N

 

 

narkotik analjezik

narcotic analgesic

Narkotik ağrı kesici

natriürez

natriuresis

sodyumun idrar ile atılımı

nefrit

nephritis

böbrek iltihabı

nefrotoksik

Nephrotoxic

böbrekler üzerinde zararlı etkili

neonatal

neonatal

yenidoğan

nevrit

Neuritis

sinir iltihabı

nistagmus, oküler ataksi

nystagmus, ocular ataxia

gözün istemsiz, hızlı ve ritmik hareketleri, göz titremesi

NMS (nöroleptik malignant sendrom)

neuroleptic malignant syndrome

Vücut ısısındaki yükselme, bilinç düzeyindeki değişim ve kaslarda sertleşme ile ortaya çıkan durum

nodül , nod

Nodule, node

beze, nodül

noktüri

Nocturia

gece sık idrara çıkma

noktürnal

nocturnal

geceye ait, gece ortaya çıkan

Non steroidal anti enflamatuar

Nonsteroid Antiinflamatuar

Ağrı, ateş ve iltihaba etkili

nöropati

Neuropathy

sinirlerde herhangi bir nedenle görülen bozukluklar- duyu kaybı

nöropatik ağrı

Neuropathic pain

sinir hasarıyla oluşan ağrı

Nötralizasyon, nötralleştirme

neutralization

etkisizleşme; etkisizleştirme

nötrofil

Neutrophile

bir çeşit kan hücresi

nötropeni

neutropenia

kandaki parçalı hücre sayısında azalma

numune

sample

örnek

nükleolus

nucleolus

çekirdekçik

nükleus

cell nucleus

çekirdek; (hücre) çekirdeği

Nüks rölaps

relapse, recurrence

yeniden ortaya çıkması, , nüks etme

nütrisyon

nutrion

beslenme

O-Ö

 

 

obsesif kompalsif bozukluk (OKB)

obsessive compulsive disorder

Takıntılı davranışlar

olası, muhtemel

possible

Olası, muhtemel

olasılık

probability

ihtimal, olasılık

Olasılıkla, muhtemelen

possibly

Olasılıkla, muhtemelen

onikomikozis