Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
TORLAKONDAN - Oturduğu sandalye patlayınca öldü... - TÜRK FİLOZOF TORLAKON
   
 Oturduğu sandalye patlayınca öldü...

Oturduğu sandalye patlayınca öldü...
 Yazı Boyutu

 Tarih : 07.07.2009 - 15:39:56


ÇİN SANDALYESİ ÖLDÜRDÜ ... Çinde, 14 yaşındaki bir çocuk oturduğu sandalye patlayınca hayatını kaybetti. Sandalyenin patlamasının sebebi herhangi bir patlayıcı madde değil. Peki bir sandalye nasıl patlar?... İşte o sebep

 

ÇİN SANDALYESİ ÖLDÜRDÜ !...

 

Çin'de, 14 yaşındaki bir çocuk oturduğu sandalye patlayınca hayatını kaybetti. Sandalyenin patlamasının sebebi herhangi bir patlayıcı madde değil. İşte o sebep!

Çoğunlukla iş yerlerinde bulunan, yüksekliği ayarlanabilir sandalyelerin silindir sistemlerinin içinde yüksek seviyede sıkıştırılmış gaz bulunuyor. Bu gaz, genç Çinli oturunca daha fazla kabında duramadı ve patladı. Patlamanın etkisiyle hidrolik sisteminin metal parçaları kurbanın rektumuna saplandı. Genç Çinli, aşırı kan kaybı yüzünden hayatını kaybetti.

Bu olay, çok hesaplı diye tercih edilen fakat çok uyduruk olan Çin ürünlerinin, can güvenliği açısından da oldukça sakıncalı olduğunun acı bir göstergesi.

Bilindiği gibi; çok çeşitli ve tehlikeli atıkların dönüşümüyle elde edilen Çin ürünlerinin kanserojen maddeler içerdiği ve insan sağlığını tehdit ettiği, çeşitli kereler haber konusu olmuş ve gündeme gelmişti…

 

Tehlikeli madde + uyduruk ürün + berbat işçilik = Çin malı

 

DOĞU TÜRKİSTAN’I UNUTMA, UNUTTURMA!...

 
 

“MAO TARZI” İŞKENCE........

Dünya tarihine zalimliği ve gaddarlığı ile geçen Mao Tse-Tung, yalnızca Doğu Türkistan Müslümanlarına değil, kendi vatandaşları da dahil olmak üzere tüm Çin halkına akıl almaz işkenceler uygulatmıştır. Özellikle Kültür Devrimi adı verilen barbarlık döneminde, Mao'nun emrindeki Kızıl Muhafızların yaptıkları, büyük birer insanlık suçudur. Bunlardan bazıları şu şekildedir:

 

 

(Sol üstteki resim) Kızıl Muhafızlar rejim aleyhtarı olarak gördükleri herkesi acımasızca katlediyorlardı. Resimde Pekin ele geçirildikten sonra nehir kenarında öldürülen mahkumlar görülmektedir. (Sağ üstteki resim) Toprakları ellerinden alınan çiftçiler, Mao'nun militanları tarafından oluşturulan "halk mahkemeleri"nde yargılanıyor, ardından acımasızca katlediliyorlardı.


Özel kelepçeler takmak ve bunları mahkumların bileklerinde iyice sıkmak Mao'nun cezaevlerinde yaygınlıkla kullanılan bir işkence biçimiydi. Mahkumların ayak bileklerine aynı zamanda zincirler de geçiriliyordu. Hatta bazen kelepçeler mahkumun ne yemesine ne içmesine ne de tuvalete gitmesine imkan verecek şekilde penceredeki parmaklıklardan birine tutturuluyordu. Amaç bireyi küçük düşürmek, aşağılamaktı... Halk hükümeti, her türlü işkenceyi yasakladığını iddia ettiğinden, buna resmi dilde cezalandırma ya da ikna adı veriliyordu.(1)

Hepsi ölüme mahkum edilen devrim karşıtları, bütün halkın davet edildiği açık duruşmalarda, Kızıl Muhafızlar tarafından parçalanıyordu... Kızıl Muhafızlar bazen parçaları kızartıp yiyor ya da hala canlı olan mahkumun gözleri önünde ailesine yedirtiyordu.(2)

(Evet, yanlış görmüyorsunuz. Kızarmış bebek yiyen bir Çinli...

Çağdaş yamyamların esaretinde inleyen Doğu Türkistan ne zaman hür olacak?...

Hem oranın adı "Sincan-Uygur Özerk Bölgesi" değil, Türk'ün Atayurdu DOĞU TÜRKİSTAN!...)


Komünizmin Kara Kitabı isimli eserde, Mao döneminde tutuklanan üniversite profesörlerine yapılan insanlık dışı işkenceler bir gözlemcinin sözleriyle şöyle aktarılıyordu:

Profesörlerin boyunlarına da içleri taşla dolu kovalar asılmıştı. Müdürü fark ettim. Kova o kadar ağırdı ki, madeni tel deriye iyice gömülmüştü, adam sallanıyordu. Hepsi yalınayak, gonglara ya da tencerelere vurarak alanı dolaşırken bağırıyordu: 'Ben haydut bilmem kim'. En sonunda tümü dizlerinin üzerine çöktü, tütsüler yaktı ve Mao Tse-Tung'a suçlarını affettirmek için yalvardı... Birkaç kız bayılacak gibi oldu. Dayak ve işkenceler bunu izledi. Daha önce hiç böyle işkence görmemiştim: onlara atık maddeleri ve böcekler yediriliyor ve elektrik veriliyordu. Cam kırıkları üzerine diz çökmeleri için zorlanıyorlar, kollarından ve bacaklarından askıya alınarak uçak durumuna sokuluyorlardı.(3)

Aynı kitapta cezaevlerinden şu şekilde bahsediliyordu:

En değişik ve en sadist işkenceler sıradan uygulamalardı. Bunların arasında en yaygın olanı bileklerden ya da işaret parmaklarından askıya alınmaktı... En kötü gaddarlıklar denetimsiz bir biçimde ortalığı kasıp kavurabiliyordu. Bir kamp komutanı birçok tecavüz olayının yanı sıra, bir yıl içinde 1.320 tutukluyu ya katlettirmiş ya da canlı canlı toprağa gömdürmüştü.(4)

1. Komünizmin Kara Kitabı, s. 668
2. Komünizmin Kara Kitabı, s. 617
3. Ken Ling, Miriam London ve Tai-ling Lee, La vengeance du ciel: un jeune Chinois dans la Revoluion culturelle, Paris, Laffont, 1981 (İngilizce orijinal basım 1972), s. 20-23
4. Komünizmin Kara Kitabı, s. 621

 

  

Çin zulmüne dikkat çekebilmek için kendilerini yakan Doğu Türkistanlı canlarımız.

 

Duvar diplerinde enselerinden kurşunlanarak katledilen canlarımız.

Çin Hükümeti, katlettiği çocukların ailelerinden, harcadığı kurşunların parasını da alıyor...

Bu vahşi yaratıkların âdi ürünlerine para verirken, vicdanlara da sormalı...


  Editör :  TORLAKON

7995 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 99 Puan Verildi
 Kaynak :  TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Kategori ¬ TORLAKONDAN

  Yorum ( 1 )   

 Muammerreis

Tarih : 11.06.2009 15:45:13  

  Toplumumuzu OKUMAMA Hastalığı sardı

Kayıtlı İp:


Merhaba üstad. Keşke bu bilince her Türk vatandaşı sahip olsa. Tanıdıklarıma tavsiye etsem de, bu toplum okumayı sevmiyor. Ne yazık ki bu korkunç hastalık 90 ımızda mevcut. Sana da Allah kolaylıklar versin. A.E.O.
  Sayfalar : İlk Sayfa - [1] - Son Sayfa

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  DEĞERLİ CANLAR MERHABA Torlakon ocağı, Türk Milletinin ve insanlığın bekâsı için tütmektedir. Nefesi olmak istiyorum, kâlbi vatan için atanın; sesi olmak istiyorum, toprakta kefensiz yatanın(TORLAKON)  

 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
ÇEÇELİ KARA MURAT ÇEÇELİ KARA MURAT
Minkarip-Mıngırap köyü bugünkü ismiyle Çamyuva köyünde yapılan muharebeyi kaybeden Yunan kuvvetleri panik halinde Gediz civarındaki kuvvetlerle birleşmeyi amaçlamaktadır. Ama yollarını kaybetmişlerdir. Mıngırap ve Aşağı Karacahisar köylerini ateşe ve...
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 25
 Bugün : 17
 Dün : 140
 Toplam : 686992
 Ip No : 54.80.83.123
     
 
 Vatan Size Minnettar
 

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 6.2671 6.2784
  Euro 5.5463 5.5830
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

   © Copyright - 2008- TÜRK FİLOZOF TORLAKON - Tüm Hakları Saklıdır. 

TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.