Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
TORLAKONDAN - Tenri dağlarından Sayın Tayyip Erdoğana - TÜRK FİLOZOF TORLAKON
   
 Tenri dağlarından Sayın Tayyip Erdoğana

Tenri dağlarından Sayın Tayyip Erdoğana
 Yazı Boyutu

 Tarih : 08.02.2009 - 14:27:09


Selam ezilenler lideri Hak-adalet sesi, Sayın Başbakan Soykırımın en sinsi en rezili Doğu Türkistanın başına geldi. Kurtarın

 

Tenri dağlarından Sayın Tayyip Erdoğan’a
 
 
Selam ezilenler lideri! Hak-adalet sesi, Sayın Başbakan!
Soykırımın en sinsi en rezili Doğu Türkistan’ın başına geldi. Kurtarın!


07/02/2009

 

 1) Sayın Başbakanım Recep Tayyip Erdoğan, sizin Davos’taki tutumunuz, tavrınız, davranışlarınız, bütün dünyanın ezilen insanlarını ve adil insanlarını çok sevindirdi. Cümleten, demir perde arkasında sesini dünyaya duyurma imkânı olmayan ve soykırımda komada yatan Doğu Türkistan halkına can verdi. Teklimekan çölünün kurumuş ağaçları damarına su yürüdü.

            2) Rusya dağıldıktan bu yana dünyamız tek söz, tek kutuplu tuhaf bir hale gelmişti.

            Siz dünyada ikinci bir sesin de olduğunu anlattınız ilk olarak ve bu sesin; ezilenler sesi, adaletçiler sesi, doğruları yüreklilikle söyleyebilenler sesi, kendi menfaatinden insanlık menfaatini üstün tutalar sesi olduğunu açıkladınız.

            Milyarların gönlündekileri, yani düşünüp söyleyemediklerini ortaya attınız.

            3) Ben aylardır naçizane aklımla, dünyanın ekonomik krize girmesindeki neden: İnsanlığın manevi değerleri, adalet, dürüstlük, insanlık nizamı, kanunu, adabı… gibilerin hepsinin üstüne paranın çıktığı için patlak verdi, diye araştırma yapıyordum. Bendenizin analizin siz tam yerinde Davos’ta gösterdiniz.

            Ekonomik krizden çıkma yolunun anahtarını ben sizin elinizde görmüş gibi oldum.

            4) Yakın zamanlarda çok açık taraf tutanlar görüyordum. Mesela: Irak savaşı olaylarında Arapların Amerikalılardan gönlü kaldı, ama apar topar (derhal) Çin’e yampaladı, yattı, kuzu sarması oldu, o kadar sarma oldu ki; Milyon milyon Uygur Müslüman kızlarını Çin’in seks kölesi yapıyor.. Bir kelime “Dur!” deyin Sayın Rabitulalem, Sayın Kral… Sayın İslam büyükleri… diye kan ağladık. Gözyaşlarımız ile mektup yazdık, “çıt” ses çıkmadı… Sadece Uygur Müslümanları ayaklar altına alan zalimlere, milyar dolarlar vererek mükafatladı, cesaretlendirdiler.

            Ülkemizde hem yakın zamanlarda acilen taraf tutmalar başlamıştı. “Amerika çöküyor, gelecekte dünyanın patronu Çin olacak… dersler, okullar Çince olsun!”

            İllaki Amerika ya da Çin, birisine dayanmazsan kendi ayaklarının üstünde duramaz mısın?.. Birisine büyüğümüz diyorsun, birisi Amerika’nın, birisi Çin’in kuyruğunu tutmuş sıkı sarılmış.

            -Kendi ayakları üstünde dik duran Türk oğlu Türk yok mu ya?..

            -Ben varım! Dedi Tayip Erdoğan, helal olsun!

            5) Irak esirlerine yapılan çok rezil resimlerin gazetelerde göründüğü günlerde, Sayın Abdullah Gül, Sayın Tayyip Erdoğan, Türk insanına, Türk yetkilisine yakışan bir şekilde tepki verdi, kınadı. O zaman Arpaların ne kralı, ne çobanı henüz bir tepki vermemişti.

            Bu olaya anında verilen sert tepki bütün Türk vatandaşlarını gururlandırdı.

            Davos’ta o olayın ikincisi yaşandı.

           

            Sayın Başbakanım!

Ne olur, Filistin’e gösterilen hassasiyet, alicenap liderlik ruhunuzu, dahiyane tutumunuzu Doğu Türkistan’da da gösterin.

            30 milyon Uygur Türkü’nün tarihten silinmesini istemiyorsanız, (çünkü; neslinin tamamen yok olması an meselesi) “Dur!” diye hayatta kalacak kadar güç ve önderlik görüyoruz sizde. Bu da Allah’ın size vermiş olduğu bir lütuftur. 30 milyon size duacıyız.

            Bush’a ağladık, yalvardık…. Ne yaptı? Kendi öğrencisinden 4 bini Tianmin meydanında tankla ezerek kıyma yapan Çin hükümetini “masum”, Uygurları ise “terörist” ilan ettirdi. Halbuki 30 milyon Uygur’un elinde bir tane av tüfeği kadar silah yok, insani hak-hukuk yok.. sanki ayrı gezegendeler…

            Bush Irak’a girmesi için Çin’in yeşil ışık yakmasını istiyor. Çin de şart koşuyor: “Uygur’u terörist ilan edersen…” diye.

            Neticede insanlık dramı yaşamakta olan biçare Uygurları BBC “terörist” ilan ediyor.

            Çin’de hile, denizde kum biter mi?!...

1)      Çin planlı projeli halde Uygur Türklerinin soyunu tüketiyor.

2)      1949 senesine kadar bağımsız idik. Stalin ile Mao gizlice anlaşmış, önce milli ordumuzu çökerttiler. 200 milyon Çinliyi Doğu Türkistan’a yerleştiriyor.

3)      50 defa Doğu Türkistan’a atom attı, zehirlenme Çernobil’dekinden 10 misli fazla.

4)      Yer altı, yer üstü zenginliklerimizi yağmalıyor. Petrolleri nehir gibi akıtıyor. Her sene 10 ton altınımızı taşıyıp gidiyor.

5)      Siyasi fikir suçundan milyonları kurşuna dizdi. Çin işkencesinde öldürdü.

6)      Oralara medya (gazeteciler) gidemez. Çin dünyayı kandırıyor. Hilekârlık ile oranın gerçek durumunu dünyaya anlatmıyor.

7)      Oranın derdini bin gece gündüz söylersek, bitmez… 2006’dan itibaren Uygurca okullar kapatıldı. Şu anda çocuk yuvalarından itibaren Uygur Türklerinin dili yasaklandı. Çinceye mecbur.

8)      2007’den itibaren 14-25 yaş arası Uygur kızları Çin ülkesine “aş” “iş” vaatleriyle, bir buçuk milyarın seks kölesi olarak götürüldü, her senede milyondan fazla kız götürülüyor. (Götürülmeden önce çiftçiler aç sefil ediliyor, kişi başına gelir 80 Dolar oluyor bir senede…) Erkeklere nesil tüketme (kedi köpeklere vurulan), AIDS, kanser iğneleri vuruluyor.

            Çinlilere kız verme adetimiz katiyen yoktu. Uygur Türkleri yıldırım hızıyla soykırım ediliyor. Doğu Türkistan’daki zulüm Filistin’inkinden bin misli daha ağır.

            Milli gurur çiğneniyor. “Doğu Türkistan” kelimesini kullanmak bile yasak.

            Çin, dünyadaki herkesi hile, şantaj, para ile dize getirerek, Doğu Türkistan’ı çok çabuk yeryüzünden silmek istiyor.

            Doğu Türkistan soykırımını durdurmak için evvel Allah’tan, sonra da size yalvarıyoruz Sayın Başbakanım!

1)      Doğu Türkistan bağımsızdır, bağımsız kalacak.

2)      Çin soykırımı durdursun!

3)      Çinliler kendi ülkesine gitsinler.

4)      Başımıza bomba yağsa daha iyiydi. Bütün genç kızlarımız bir buçuk milyar tarihi düşmanın seks kölesi ediliyor. Oğlanlara sokak köpeklerine vurulan iğneler, AIDS, kanser iğneleri vuruluyor. Çin dünyayı kandırmayı başarıyor.

Soykırımın en sinsi en rezili Doğu Türkistan’ın başına geldi. Kurtarın!

 

 

            Zeynure İsa

Adres:

Çelebidere Yokuşu Sok. Selçuk Apt. No: 6

Yeniköy – İSTANBUL

Tel   : 00 90 212 223 65 82

Gsm: 00 90 536 579 45 85

Kaynak: Anadoluhaberim.com
 
 
 
 

“MAO TARZI” İŞKENCE........

Dünya tarihine zalimliği ve gaddarlığı ile geçen Mao Tse-Tung, yalnızca Doğu Türkistan Müslümanlarına değil, kendi vatandaşları da dahil olmak üzere tüm Çin halkına akıl almaz işkenceler uygulatmıştır. Özellikle Kültür Devrimi adı verilen barbarlık döneminde, Mao'nun emrindeki Kızıl Muhafızların yaptıkları, büyük birer insanlık suçudur. Bunlardan bazıları şu şekildedir:

 

 

(Sol üstteki resim) Kızıl Muhafızlar rejim aleyhtarı olarak gördükleri herkesi acımasızca katlediyorlardı. Resimde Pekin ele geçirildikten sonra nehir kenarında öldürülen mahkumlar görülmektedir. (Sağ üstteki resim) Toprakları ellerinden alınan çiftçiler, Mao'nun militanları tarafından oluşturulan "halk mahkemeleri"nde yargılanıyor, ardından acımasızca katlediliyorlardı.


Özel kelepçeler takmak ve bunları mahkumların bileklerinde iyice sıkmak Mao'nun cezaevlerinde yaygınlıkla kullanılan bir işkence biçimiydi. Mahkumların ayak bileklerine aynı zamanda zincirler de geçiriliyordu. Hatta bazen kelepçeler mahkumun ne yemesine ne içmesine ne de tuvalete gitmesine imkan verecek şekilde penceredeki parmaklıklardan birine tutturuluyordu. Amaç bireyi küçük düşürmek, aşağılamaktı... Halk hükümeti, her türlü işkenceyi yasakladığını iddia ettiğinden, buna resmi dilde cezalandırma ya da ikna adı veriliyordu.(1)

Hepsi ölüme mahkum edilen devrim karşıtları, bütün halkın davet edildiği açık duruşmalarda, Kızıl Muhafızlar tarafından parçalanıyordu... Kızıl Muhafızlar bazen parçaları kızartıp yiyor ya da hala canlı olan mahkumun gözleri önünde ailesine yedirtiyordu.(2)


Komünizmin Kara Kitabı isimli eserde, Mao döneminde tutuklanan üniversite profesörlerine yapılan insanlık dışı işkenceler bir gözlemcinin sözleriyle şöyle aktarılıyordu:

Profesörlerin boyunlarına da içleri taşla dolu kovalar asılmıştı. Müdürü fark ettim. Kova o kadar ağırdı ki, madeni tel deriye iyice gömülmüştü, adam sallanıyordu. Hepsi yalınayak, gonglara ya da tencerelere vurarak alanı dolaşırken bağırıyordu: 'Ben haydut bilmem kim'. En sonunda tümü dizlerinin üzerine çöktü, tütsüler yaktı ve Mao Tse-Tung'a suçlarını affettirmek için yalvardı... Birkaç kız bayılacak gibi oldu. Dayak ve işkenceler bunu izledi. Daha önce hiç böyle işkence görmemiştim: onlara atık maddeleri ve böcekler yediriliyor ve elektrik veriliyordu. Cam kırıkları üzerine diz çökmeleri için zorlanıyorlar, kollarından ve bacaklarından askıya alınarak uçak durumuna sokuluyorlardı.(3)

Aynı kitapta cezaevlerinden şu şekilde bahsediliyordu:

En değişik ve en sadist işkenceler sıradan uygulamalardı. Bunların arasında en yaygın olanı bileklerden ya da işaret parmaklarından askıya alınmaktı... En kötü gaddarlıklar denetimsiz bir biçimde ortalığı kasıp kavurabiliyordu. Bir kamp komutanı birçok tecavüz olayının yanı sıra, bir yıl içinde 1.320 tutukluyu ya katlettirmiş ya da canlı canlı toprağa gömdürmüştü.(4)

1. Komünizmin Kara Kitabı, s. 668
2. Komünizmin Kara Kitabı, s. 617
3. Ken Ling, Miriam London ve Tai-ling Lee, La vengeance du ciel: un jeune Chinois dans la Revoluion culturelle, Paris, Laffont, 1981 (İngilizce orijinal basım 1972), s. 20-23
4. Komünizmin Kara Kitabı, s. 621

 

  

Çin zulmüne dikkat çekebilmek için kendilerini yakan Doğu Türkistanlı canlarımız.

 

Duvar diplerinde enselerinden kurşunlanarak katledilen canlarımız.

Çin Hükümeti, katlettiği çocukların ailelerinden, harcadığı kurşunların parasını da alıyor...

Bu vahşi yaratıkların âdi ürünlerine para verirken, vicdanlara da sormalı...


  Editör :  TORLAKON

4394 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 32 Puan Verildi
 Kaynak :  TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Kategori ¬ TORLAKONDAN

  Yorum ( 1 )   

 B.M.

Tarih : 10.06.2012 15:27:51  

  Resimler

Kayıtlı İp:


Resimleri tekrar yükler misiniz?
  Sayfalar : İlk Sayfa - [1] - Son Sayfa

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  DEĞERLİ CANLAR MERHABA Torlakon ocağı, Türk Milletinin ve insanlığın bekâsı için tütmektedir. Nefesi olmak istiyorum, kâlbi vatan için atanın; sesi olmak istiyorum, toprakta kefensiz yatanın(TORLAKON)  

 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
Bu Ay içinde Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 5
 Bugün : 28
 Dün : 237
 Toplam : 675798
 Ip No : 54.81.102.236
     
 
 Vatan Size Minnettar
 

 
 Son Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 4.8000 4.8086
  Euro 4.2606 4.2888
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

   © Copyright - 2008- TÜRK FİLOZOF TORLAKON - Tüm Hakları Saklıdır. 

TÜRK FİLOZOF TORLAKON

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.